Az sözle uzun süre düşünmeye mecbur bırakmak, edebiyatın en keskin hali, çünkü ses yükseltmeden içini oyuyor. Aşkın romantik bir taç değil de dilin tutulduğu bir eşik gibi görünmesi, insanı hem ürkütüyor hem rahatlatıyor, demek ki herkesin içinde adı konmamış bir suskunluk var. Şiirle çizginin birbirini yumuşatmadan yan yana durması da çok kıymetli, düzeltmeye kalkmadan kabullenmek gerçek saygı, gerçek güven, gerçek yakınlık. İçimde şöyle kaldı, müdahale edilmemiş duygu daha çok acıtıyor ama daha çok iyileştiriyor da.