Gönderi

Bir dev daha bitti
8/10
·1808 syf.··
2026 5. kitabı
·
25 günde okudu
·
Okunma: 03 Şubat 2026 00:05
1 ay süren okuma/dinleme serüvenim bitti. Böyle devleri bitirdikten sonra kendimle gurur duyuyorum:) Kitap çok ağır geldi bana. Dilinden dolayı değil, işlediği konulardan dolayı. Hem fiziksel savaş var içinde hem de karakterlerin ruhsal savaşı. Kitabın adındaki hangi ‘savaş’ peki, derseniz, görünürdeki Fransa-Rusya Savaşı ama bence arka plandaki ruhsal mücadelelerden almış ismini. Fransa-Rusya savaşı tüm cepheleriyle, tüm olaylarıyla göz önüne serilirken, Tolstoy karakterlerin ruhsal mücadelesini de göz ardı etmemiş. Kitapta yanlış hatırlamıyorsam 160 tane savaşçı kimliğinde karakter var. Kimisi bir cümleyle kimisi sayfalarca anlatılmış. Prens Andrey Bolkonsky, Pierre, Prens Nikolay, Natasha, Sonia, Anna Pavlovna, Helene ve bunların diğer aile üyeleri tek tek ele alınsa müthiş bir karakter çözümlemesi yazılır. Başı da karakterine aşık olduğum ve öldüğüne ağladığım Prens Andrey çeker. Rus toplumunun, ülke yanarken bir elinde cımbız bir elinde ayna modunda takılması, sürekli davetler, partiler, suareler vermesi, askerler savaşta bir bir ölürken Rus elitlerinin suarede ne giyeceğini düşünmesi bana çok sevdiğim yazar Peyami Safa’nın kitaplarını hatırlattı. Tıpkı Kurtuluş Savaşı’mızda bir tarafta birileri can verirken diğer tarafta birilerinin gününü gün etmesini anlattığı o müthiş kitaplardaki gibi bu kitapta da aynı vurdumduymazlığı göreceksiniz. Bizimkinden daha kötü tarafı da bu aptalların, Moskova’ya Napoleon’un girişini duyduğunda tası tarağı toplayıp kaçmaya çalışması… İlk kaçanların da tahsilli ve zengin insanlar olması cabası. Bu yeri alıntılayıp şoklar içinde paylaşmıştım zaten: #295674640 Tolstoy bu içler acısı durumu tüm içler acısı haliyle anlatmış… Tolstoy bu durumları anlatadursun, benim de Tolstoy için içler acısı bulduğum bir durum var ne yazık ki. Yani koskoca Tolstoy, okuduğum kitaplarında hep aynı şeyi yapmış. Kadın karakterleri aciz, önemli kararlarda söz sahibi olmayan, sadece eğlence düşkünü ve sadece cinsel ilişki için yaratılmış olan varlıklar gibi anlatmış yine burada da. Öyle bir yapıyor ki bunu, başta o kadın karaktere sen de sinir oluyorsun ama sonra ‘bir dakika ya, neden hep böyle yazıyor?’ Diye sorgulamaya başlıyorsun. Alttan alttan kadınlar hakkındaki o aptal yorumlarını vermeye çalışıyor: #295681798 Kreutzer Sonat’ta da, Anna Karanina’da da, İvan İlyiç’in Ölümü’nde de bu böyleydi maalesef… O yüzden istediğin kadar güzel kitap yaz Tolstoy, bende herhangi bir değerin yok valla… Çünkü biz kadınlar, senin anlattığın gibi ucuz varlıklar değiliz. Sen kendi sosyete dünyanda, o zenginliğinin içinde böyle kadınlarla düşüp kalkmış olabilirsin ama bunu tüm kadınlara genellemen nasıl bir yazarlık orasını bilemedim. Gelelim karakterlere diyeceğim ama bence kayda değer tek karakter var kitapta o da Prens Andrey. Ölümü beni ağlatan karakter… Çok sevdim seni be Prens, sen fazlaydın bu kitaba bence. Sen benim içimdeki tüm yasları ve tüm affedişlerimi, içimdeki bu sevgi yoğunluğunu ve her şeyi sevgiyle var edişimi temsil ediyordun. Benden ayrıldığın tek yön, melankolik oluşundu. Ben yaslı sen melankolik. Bende dünyayı anlamlandıracak bir şeyin olmadığı inancı sende ise kendi benliğini anlamlandıracak bir şeyin olmayışı… Bende hayatın boşluğu, sende kendi içindeki boşluk… Freudien yaklaşıma göre sen benden daha kötü haldeydin. Çünkü insan, kendi benliğini boşlukta bırakınca hayattan tat almaz. Benlikteki boşluk yüzünden mutlu olma fırsatlarını hep kaçırır. Ancak, hayatı anlamlandırma çabasına girmeyip kendi benliğini güçlendirmeye çalışsaydın da benim sevdiğim Prens Andrey olmayacaktın… Ölümün beni kahretti. Prens Andrey, apayrı bir dünya. Buralara sığmaz sevgili Prensimiz. Keyifli okumalar/dinlemeler dilerim.
Edebiyat
Savaş ve Barış (2 Cilt Takım)Lev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202125,9bin okunma
··
239 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.