·232 syf.····Okunma: 04 Şubat 2026 23:28 Bu dünyanın ona ve çağdaşlarına nakşettiği her ne varsa ondan yararlanarak mümkün olduğunca önceden bugüne kayan ortak bir zamanı yeniden kuracak; bireysel bir hafızanın içinde kolektif hafızanın hafızasına yeniden kavuşarak Tarih'in yaşanmış boyutunu teslim edecek.
Kendi içine sadece dünyayı, dünyanın geçmiş günlerinin muhayyilesini ve hafızasını görmek, fikirlerin, inançların ve hassasiyetlerin değişimini, öznenin ve kişilerin dönüşümünü kavramak için bakacak,
Yapmak istediği, zaten mevcut olan, henüz adı konmamış hislerin, mesela onu yazmaya zorlayan hissin benzerlerinin izini sürmek
Geçmiş günleri anlatma sırası şimdi ona gelmiş de anlatıyor gibi. Bir tür gayrişahsi otobiyografi olarak gördüğü bu anlatıda, tek bir birinci tekil şahıs, "ben", olmayacak; sadece belirsiz özne ve "biz" olacak.
Bu alıntıladığım satırlar, anlatıcının son sayfalarda nasıl bir eser yazmak istediğine dair oldukça ufuk açıcı açıklamalar.
Uzun zamandır bu kadar etkileyici bir kitap okumamıştım. Seneler, Annie Ernaux'ya Nobel Edebiyat ödülünu kazandıran bir kitap. Artık bu tarz ödüllerin prestijinin kaldığını düşünmesem de bunu ve daha fazlasını hak ettiği kesin. Öyle yalın bir dille kuşaktan kuşağa geçişi, tecrübelerini ve normların değişimini ele alıyor ki hayran olmamak elde değil... Yazarın diğer eserlerini de severek okumuştum ama bunda bambaşka bir iş ortaya çıkarmış. Gerçekten herkesin en az bir kere okuması gereken bir kitap.
Okumaya, neler kaçırdığıma dair o kadar çok şeyi gözümün önüne getirdi ki. Âşık oldum kitabın her bir zerresine. E kitaptan okudum bir de fizikselden alıp okumak gerek, kitaplıkta bulunmalı.
İyi okumalar.