Ahmet Ümit’i genelde polisiye ve cinayet romanlarıyla tanıyoruz ama aslında edebiyat külliyatı oldukça geniş bir yazar. Şiir kitabı, romanları ve polisiye eserleriyle farklı türlerde üretim yapabilen ender yazarlardan biri. Özellikle *İstanbul Hatırası* gibi eserleriyle geniş bir okur kitlesine ulaşmış bir isim. Benim için Ahmet Ümit’i özel kılan şeylerden biri de, kendisiyle birebir yüz yüze gelip sohbet etme fırsatı bulmuş olmam. Mütevazı kişiliğini ve edebi üslubunu koruyan bir yazar olduğunu düşünüyorum; bu da eserlerine karşı duyduğum sempatiyi artırıyor.
Şunu da eklemeden geçemeyeceğim: *Zalimler Çağında Yaşayan Bir Alçaktım* kitabın girişindeki o çarpıcı ve sarsıcı başlangıç beni daha ilk sayfadan yakaladı. “Bu nasıl bir giriş?” dedirten, insanı doğrudan hikâyenin ortasına fırlatan bir başlangıcı var. Ahmet Ümit’in okuru daha en başta yakalama konusundaki ustalığını bu kitapta da net bir şekilde görmek mümkün.
Bugün bitirdiğim *Patasana – 25. Yıl Özel Baskısı* ise benim için oldukça etkileyici bir deneyim oldu. Roman, bir yandan Hititler döneminde yaşayan bir yazman olan Patasana’nın tanrılarla ilişkisini ve iç dünyasını anlatırken, diğer yandan günümüzde işlenen bir cinayeti konu alıyor. Tarihsel anlatıyla polisiye kurgunun iç içe geçmesi, Ahmet Ümit’in romanlarını farklı ve özgün kılan yönlerden biri. Bu romanda da geçmişle günümüz arasında kurulan bağ, hikâyeye ayrı bir derinlik katıyor.
Son dönemde okuduğum *Yırtıcı Kuşlar Zamanı* romanında katili nispeten erken tahmin edebilmiştim. Ancak *Patasana*’da durum tamamen farklıydı. Roman boyunca neredeyse herkesten şüpheleniyorsunuz ve son ana kadar kesin bir kanaate varamıyorsunuz. Finalde ise insanı gerçekten ters köşeye yatıran, beklenmedik bir çözümle karşılaşıyorsunuz.
Şunu da söylemeliyim ki *Patasana* bir solukta okunabilecek, hafif bir kitap değil. Yoğun bir anlatımı var ve dikkatle okunması gerekiyor. Fakat tam da bu yüzden okuru zihinsel olarak besleyen, üzerinde düşündüren bir roman olduğunu düşünüyorum. Ahmet Ümit’in gezip gördüğü coğrafyaları, kültürel arka planları ve tarihi unsurları anlatımına ustalıkla yedirmesi, eserlerini edebi açıdan daha “lezzetli” kılıyor. Yazarın dünya görüşüne katılıp katılmamak elbette okurun kendi tercihidir; ancak anlatım gücü ve kurgusal başarısı tartışılmaz.
Sonuç olarak, tarihle cinayet temasını bir araya getiren bu romanı ben oldukça beğendim. Polisiye seviyorsanız ama aynı zamanda tarihsel arka planı olan, derinlikli bir hikâye okumak istiyorsanız *Patasana* kesinlikle iyi bir tercih. Okuyacak olanlara şimdiden keyifli okumalar dilerim.
Ahmet ÜmitPatasana