FİKİRLERDE OHAL
Puan vermedi·176 syf.··
2026 1. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 12 Ocak 2026 00:00
Merhaba! Vahdettin Hoca'nın kitaplarını ilk defa üsküdar kitap fuarında görüp almıştım. Daha öncesinde yazarı tanımıyordum. Arap ve fars dilleri okumuş Vahdettin Hoca. Arapçadan ve Farsçadan birçok tercümeler yapmış Türkçeye. Geçen sene ise Katar'da en iyi tercüman ödülünü aldı. Ben de vahdettin ince gibi arap dili okuyan bir kürt olarak, geç tanımış olmanın eksikliğini kapatmak adına yazarın yazılarını yakından takip etmeye başladım. Öncelikle şimdilik okuduğum üç kitabı için ortak yönlerinden bahsedicem. KELİMELER Yazar, kelimelerle kurduğu bağı yüzeysel bırakmamış. Bir psikolog gibi; kelimelerin derinlerine dalmış, dinlemiş, kim kullanıyor nerede kullanıyor, aslı ne, tarihi ne, hangi yollardan geçip hangi anlamları almış, kimlerle akrabalığı var, kimlere yoldaşlık ediyor kimlerden sakınıyor... Celadet Alî Bedirxan 'ın dediği gibi "Kelimeler de gül fidanına benzer, temiz havaya, gün ışığına, temiz suya, yumuşak toprağa, sulak yere ve usta bakıcılara ihtiyaç duyarlar." Bütün bunları ince ince işleyince de en doğru kelimeyi kullanmakta ustalaşmış Yazar. Bu etimolojik uğraşı, dil işçiliğini yapan yazarların sayısı az olduğundan benim nezdimde çok büyük bir kıymete biniyor. Aynı metodu Savaş Ş. Barkçin da kullanmayı ihmal etmez. KİMLİK KAVRAMI Türklüğün Kürtler nezdinde nasıl anlamlar kazandığını, günlük hayatta hayatlarındaki yansımalarını, özellikle çocukların dışarıda Türk, evde Kürt oluşların ne tür büyüme yöntemlerine kapı açtığını, kamusal alanlarda yaşanılan zorlukları kendi perspektifinden ve bizzat yaşadığı tecrübelerden yola çıkarak anlatıyor. POLİTİK VE TARİHSEL SÜREÇ cumhuriyetten günümüze ne tür yollar çizildi, ne kararlar alındı, bunlar halka nasıl yansıdı ya da nelere mâl oldu? Yine yaşadığı olaylardan da birçok örnek vererek objektif bir bakış açısıyla aktarıyor. İSLAMİ TEMEL Yazar, ümmet bilinciyle ilk kimliğin müslümanlık olması gerektiğini sıklıkla vurgulayarak geçilen süreçlerin bu temele dayandırılmasını söylüyor. Asıl birliğin ümmet bilinciyle olacağını, yaşanılan çatışmaların bununla en aza ineceğini vurguluyor. Yazar, yer yer müslümanlıktan sonra gelmesi gereken etnik kimliği ve ümmet bilinci yanındaki millet bilincini göz ardı ediyor. Yaşanılan her sorunun yalnızca ümmet bilinciyle çözüleceğini düşünmek milli duyguları zedeler. Yazar, yine de tek bir bakış açısını değil birçok pencerenin açılması gerektiğini söylese de yazılarında millet bilincinin daha zayıf tutulması beni düşündürdü. Bunun dışında, yazarın tecrübelerin yer yer objektifliğin önüne geçtiğini hissettim. Kürtlerin de tıpkı farklı lehçeler gibi kültürleri de şehirden şehire farklılaşır. Yazarın, bunları aktarırken "bizim yörede" tabirini kullanmasını beklerken "Biz Kürtlerde"yi kullanması bu konuda bir boşluk oluşturuyor. Çok da büyük farklılıklar değil tabi, en azından Batman'da olan Van'daki günlük hayatı yöreyi töreyi öğrenmiş oluyor. Ben yeni bakış açıları öğrendim ve olayları yeniden yorumlamama muhakkak katkısı olacaktır. Bu gündemle ilgilenmek isteyenlerin muhakkak başvurması gereken bir yazar Vahdettin Hoca.
Kürdüm OHAL'de TürkümVahdettin İnce · Beyan Yayıncılık · 201617 okunma
·
75 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.