1000Kitap Logosu
Celadet Alî Bedirxan
Celadet Alî Bedirxan
Celadet Alî Bedirxan

Celadet Alî Bedirxan

Yazar
BEĞEN
TAKİP ET
8.3
115 Kişi
228
Okunma
181
Beğeni
6,1bin
Gösterim
Tam adı
Celadet Ali Bedirhan
Unvan
Yazar
Doğum
İstanbul, 1893
Ölüm
Şam, 1951
Yaşamı
Celadet Ali Bedirhan 1893 yılında İstanbul'da dünyaya geldi. Bedirhan Bey'in torunu Kürt aydınlarından Emir Ali Bedirhan'ın oğludur. İlk ve ortaöğrenimini İstanbul'da tamamladı. I. Dünya Savaşı sırasında, subay olarak Osmanlı ordusuna alındı ve Kafkasya Cephesi'nde bulundu. Osmanlı İmparatorluğu'nun dağılmasından sonra Kürt aşiretlerinin birliğini sağlamak için çaba gösterdi, fakat başarılı olmadı. 1922 yılında kardeşi Kâmuran Bedirhan'la birlikte Almanya'ya gitti. Almanya'da öğrenimini sürdüren Celadet Ali, 1925`te önce Kahire'ye geçti, bir süre sonra da Fransız mandası altındaki Suriye'ye yerleşti. Suriye'de Haco Ağa ve önde gelen diğer Kürt aydınlarıyla birlikte Hoybun'un kuruluşunda aktif rol oynadı. 1930`lu yıllarla birlikte, siyasi çalışmalardan uzaklaşarak Kürtçe ile ilgili çalışmalarını yoğunlaştırdı. 15 Mayıs 1932 yılında Hawar dergisini çıkardı. Hawar Dergisi ile birlikte Arap karakterli Kürt alfabesinin yanında Latin karakterli Kürt alfabesi de kullanılmaya başlandı. İlk 23 sayısı hem Latin alfabesiyle hem de Arap alfabesiyle yayınlanan Hawar, 24. sayıdan itibaren bütünüyle Latin alfabesiyle yayınlandı. Günümüzde kullanılan latin karakterli Kürt alfabesi ilk defa Hawar dergisinde uygulanan alfabedir. Hawar dergisinde çoğunlukla Kurmanci olmak üzere düzenli bir biçimde Sorani ve az sayıda da Zazaki yazılar yayınlandı. Osmanlı dönemi Kürt basınından ayrı olarak Hawar 'da Türkçe yazılara yer verilmemekle birlikte, dergide Fransızca bölümü vardı ve bazı Kürtçe yazılar Fransızca'ya da tercüme ediliyordu. Suriye'nin Fransızların mandası altında olmasının bunda etkili olduğu düşünülmektedir. Hawar Dergisi hem Kürtçenin standartlaştırılması hem de Kürtçe yazan kadronun yetişmesi anlamında bir okul işlevi gördü. Hawar 'ın yazar kadrosu içinde Celadat Bedirhan dışında, kardeşi Kâmuran Bedirhan, Osman Sabri, Nureddin Zaza, Cegerxwin, Kadri Can gibi birçok kişi de düzenli olarak yazdı. Toplam 57 sayı yayımlanan Hawar 1943'de yayınına son verdi. 1942'de Şam'da Hawar 'ın yanı sıra Ronahi ismiyle resimli bir Kürtçe dergi çıkardı. Başta Hawar 'ın bir eki olarak çıkan Ronahi, Hawar 'ın yayınına son vermesinden sonra bir süre yayınına bağımsız olarak devam etti. Sadece Kürtçe’nin Kurmanci lehçesiyle yayın yapan Ronahi, latin alfabesiyle yayımlandı. Toplam 28 sayı yayınlanan Ronahi, 1945 yılında yayınını sona erdirdi. Ronahi 'nin yazar kadrosu da çoğunlukla Hawar 'da yazan kişilerdi. Celadet Bedirhan, 15 Temmuz 1951'de Şam'da öldü. Mezarı Şam'dadır. Ölümünden sonra hayattayken yaptığı Kürtçe dil araştırmaları bir araya toplandı
Dijwar
Kürtçe Grammer'i inceledi.
392 syf.
·
Puan vermedi
Kürtçe'nin babası olarak bilinen Mîr Celadet'in bu kitabı Kürtçe'yi öğrenmek, bilmek, daha iyi yazabilmek istiyorum diyenler için çok yararlı bir kitap. Günümüzde Kürtçe eğitiminin alınamaması malesef ki Kürtçe konusunda bir çok Kürt'te bile eksiklikler yaratıyor. Kürtçe konuşurken kullanılan Arapça, Farsça, Türkçe -özellikle lı,li ve mış,miş- eklerinin kürtçe kelimelerinin sonuna getirildiğini mutlaka fark etmişsinizdir. Bu kitabı okumak sizi bu eklerden de kurtaracaktır :) Kürtçe-Türkçe anlatımıyla çok basit ve anlaşılır olan bu kitapta Kürtçe gramer hakkında da detaylı bilgilere sahip olacaksınız. Kürtçe konuşup, yazamayanlar için harika bir kitap. Anlıyorum, ama konuşamıyorum klişelerine sahip arkadaşlar sizi bu klişeden kurtarmanın en güzel yolu bu kitap. :) Ve tabi ki Kürtçe konuşabileceğiniz, pratik yapabileceğiniz bir arkadaşınızın olması sizi daha çabuk ilerletir. Ama tabi ki bu arkadaşınız -mış,miş eklerini kullanan bir arkadaş değilse. :)
Kürtçe Grammer
OKUYACAKLARIMA EKLE
18
162
Ronahî
Şiretbej'i inceledi.
112 syf.
Şîretên bê dawî...
Şîret çi ye ..? Waxtê şîreta mirovan dikin ji bo çi ye..? Ma her şîret , devê pêşiyan dertên ? Ma her şîretên pêşiyan li me tên ..? Dayîka min zehf şîret min kirin. Hê jî li min ra dibêje. Şîret carna xweş nebin jî lê jiyîn pir dijwar e , hewceyî ya merivan le çê dibe ... Dayîka min ji me ra çi dibêje rast dertê. Ez jî dibêjim ku em biçek guh bidin Celadet Alî Bedirxan . #107674187 Ev pirtûka ,ez dibêm li cîhê " gotinê pêşiyan" digirê. Li min ra wisa hat . Celadet , her şîret ji çîrokekî ra ji me ra anîye ziman. Lê Kurdî ya Mîr Celadet , piçek aksanî ye , ez dibêm "Botî " ye ji bo we aksan pê rane. Lê xwandina pirtûkê ji bo aksan zehmetî nîne. Xêncî vî pirtûka Celadet ,min pirtûkên wî yê dinê ji xwendiye. Wan pirtûkan yek jî " Rojen Almanyaye" ye. Ew pirtûk waxtê Mîr Celadet rêya wî dikevê xerîbî yê ,li wan rojan dibêje . Rojên derbasbûyî Celadet her roj nivîsan digire. Rojê ku nivîsiye ,pêşiyê kovara " Hawar" e da dinivîse. #96496521 ... Mîr Celadet , pir bi qîmet e . Qîmet bûna wî; li ser zimanê Kurdî, li hêz a mirovan, li zana mirovan ... Ji kovara Hawar û Ronahî yê pir pirtûk pêk bûye. Ez dibêm pirtûka were xwandin Mîr Celadet dilşa bike Kürtçe Grammer Ev pirtûka ye ... Bi gotineke Mîr Celadet dawî bînim ; "Cihan û heyat her du jî xweş in, lê her du jî fanî ne ; îro hene sibe tinene. Tu ji xwe ra beqayê bixwaze ku abadînî bi tenê di beqatê de ye ..." / Malbata Mîr Celadet;imgyukle.com/i/L9qIKn
Şiretbej
OKUYACAKLARIMA EKLE
2
44
Dijwar
Mustafa Kemal’e Mektuplar'ı inceledi.
104 syf.
·
Puan vermedi
Rüzgar yeniden esecekti, esmeliydi...
Anlatılan tüm o sevda dolu mektuplar... Milena'yı dillere pelesenk eden Kafka Frida'nın Diego Rivera'sı Leyla'sına güneş olmak isteyen Ahmed Nazım'ın aldattığı Piraye'si mektuplarınız elbette, en azından birinizi avutmuştur... Peki ya Mustafa Kemal'e yazılan bu mektup kimi avutmuştur? Defalarca sürgün edilen bir yaşam... Demokrasi ve laiklik şiarıyla avazı çıktığı kadar bağıran bir Cumhuriyet ve kendi şiarıyla ters düşüp idama mahkum ettiği bir şahsiyet: Mîr Celadet Alî Bedîrxan. "Bütün uyuyanları uyandırmak için bir tek uyanık yeter." derdi Malcolm. Cumhuriyet uyutmaya yetmedi Celadet'i. Bihaber değildir süregelen, sürmekte olan ve sürecek olan haksız tavırdan. Dedesi Mîr Bedîrxan'ın azmini ruhunda bulan Celadet'in kalemi kılıçtan keskindir. Mustafa Kemal'e "karşı nutuk" niteliğinde olan bu mektup, en temel mesajını veriyordu "Deniz içilmekle bitmeyecek."(#77297450) Doğu-Batı filolojilerinde neredeyse ermiş sıfatında olan üstat, anadili Kürtçenin yanında yedi dil bilmektedir. Usta bir dilbilimci olan Celadet, Mustafa Kemal'e sadece taleplerde bulunmaz; Kürtçeyi "toplama dil" ve "dağlı Türkçesi" gibi gören dönemin cumhuriyet adamlarına dil derside verir. Sadece Kürtçe'yi anlatmaz onlara Türkçeyi de anlatıyor desek yeridir. Dil üzerine olan bilgisini, tespitleriyle aktaran Celadet, sadece bir dil savaşı değil, kimlik savaşıda veriyordu. Binlerce yıldır Zagros'un, Cudi'nin, Ararat'ın memleket olduğu bir halkın savunmasını yapıyordu. "Lisan bir milletin varlığını gösteren en büyük vesikadır."(#77392534) Bunun bilinciyle hareket eden Celadet, sadece bir dil dersi vermiyor, tarihsel gerçekliğin dersini de veriyor. Bu mektup, bir hesaplaşmadır. Kendi'yle hesaplaşma... Öyle dediğime bakmayın bu mektuba sevda da dahildir. Ezilen bir kimliğin, bir coğrafyanın sevdası... Menfii milliyetçiliğe karşı duran Celadet(#77246291), milliyetçiliğin ne olmadığının dersini de veriyor bu mektupta. Martin L. King'in, Malcolm X'in, Rosa Parks'ın ırklar eşitliğinde verdiği mücadelenin daha ötesini andıran Celadet, sadece bir savunman değil bir öğretmendir. Latince harfleri Kürtçeye kazandıran ilk o olmasa bile pratiğe geçiren ilk şahsiyettir. Evet, şahşiyet diyorum. Çünkü bu toplumda bir "birey" değil, bir "kişilik"tir Celadet, bir fikir... Erken sönen bedeni yaşamı, sönmeyi bilmeyen bir fikir yarattı. Hala yaşayıp çoğalan bu fikir, Kürtçe yazılan her yazıda bir gölgedir.(#77206795) Teslimiyete yabancı olan, kabullenmeyen kişiliği; dedesinden, atalarından hatta dininden öğrenen Celadet, Mustafa Kemal'e, 14 asır önce Hz. Ömer tarafından söylenen "Analarından hür doğan insanların esir edilemeyeceği" sözlerini hatırlatır... Paşa hazretlerine seslenen Celadet, Kürtlerin esir edilişinin, onları öldürmekten daha zor olduğunu belirtir. Çünkü Kürtler Celadet nezdinde "Tabiattan doğan bir çeliktir." Sadi Şirazi'nin dediği gibi, çelikle pençeleşenin akıbeti elini kolunu yaralamaktır...(#77436031) Evet, görecek göz, işitebilecek kulak, söyleyip tenvir edebilecek ağızları memleketten uzaklaştırmayı düşündünüz. Ama başaramadınız.(#77299154) Peki kimdir dili, kimliği yok sayılan bu halk? Güneşi doğuran kadınların torunlarıydı bu halk. Beyaz tülbent yere düşünce savaşları susturan, merhaba'ya da hoşça kal'a da "ser çavan"(göz üstüne) deyip, aynı karşılığı verendir bu halk. İlk savaşın, ilk barışın, ilk aşkın yaşandığı Mezopotamya'nın daimi yurttaşlarıdır. Nuh'un gemisini tufandan koruyan Cudi'ye adını veren halktır(Gutiler). Peki kimdir bu Celadet? Tarihin en derin noktalarına işlenmiş bir milletin dilini ve kimliğini yok sayma hezeyanına bir tokat misalidir. Ehmedê Xanî'nin ruhunu Colemêrg'ten Botan'a taşıyan, Mehmed Uzun'ları doğurandır... Celadet'e olan sevgimi, hayranlığımı daha da arttıran bu kitabın sizlere katacağı çok şeyin olduğunu düşünüyorum. Okuduğum en kıymetli mektup olduğunu söyleyebilirim. İncelemeyi Mîr Celadet'ten daha uzun bahsederek bitirmek isterdim, fazla uzun tutup sizi sıkmak istemediğimden buraya yazmayacağım ama önceki zamanlarda onun hakkında yazdığım bir iletiyi sizinle paylaşacağım... (#70397668) Ruhu şad olsun, büyük saygı ve minnetle...
Mustafa Kemal’e Mektuplar
OKUYACAKLARIMA EKLE
22
111