İsyan Ahlakı kitabı Nurettin Topçu'nun 1934 yılında Şarbon Üniversitesinde yazmış olduğu Doktora tezinin Dergâh yayınları tarafından kitaplaştırılmış halidir. Nureddin Topçu Ahlak ve isyan kavramını özellik batılı düşünürlerin fikirlerini izah ederek batı düşünce arketipini temellendiriyor. Batıda Allah ’sız ferdiyetçilik anlamında Stirner’in anarşizmi, Rousseau’nun toplum kaynaklı her şeyi inkar eden hasta ferdiyetçiliği ve Schopenhauer’ın nihilizmde son bulan kötümser iradeciliği isyanı tanımlarken, ferdi iradenin kendi yetersizlik ve eksikliğini tamamlamak için ilahi iradeye katılması , başka bir deyimle, Allah’ın insandaki bir hareketi, O’nun bizzat bize karşı isyanıdır.
Topçu, ahlak meselesinin merkezine sorumluluk kavramını koyuyor, isteyerek yapılan her harekette ahlakiliğin damgası vardır. Ahlak, insanda iyinin değeri hakkında tam bir kanaat oluşunca gerçekleşir, böylece ahlakın alanı bilgi alanının üstündedir. Vazife fikri saf fikir olarak kaldıkça, insanı harekete geçirmekte yetersizdir. Şuur sorumluluk karşısında harekete geçmemekten dolayı kendini suçlar.
Doktora tezi olması sebebiyle zor bir kitap olan bu eserde, Cüz-i İrade, Külli İrade, hürriyet, esaret, Devlet, Din ve İnanç kavramları birçok filozofun görüşleriyle ve Topçunun onları eleştirileriyle bir bütün oluşturuyor.
Kitabı okuduktan sonra bende kalan;
İnsan salt akılla kendini, gayesini, sorumluluklarını tanımlayamıyor. İnsanı insan yapan cüz-i iradesi insanı isyan edebilir konumda tutup kemale erdirebilecek bir cevherdir. İnsanın eşyaya olan isyanı hakimiyete dönüşüyor, eşyaya olan bağlılığı insanı esir konumunda yaşatıyor.