Spoiler içerir
10/10
·517 syf.··
2026 6. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 09 Şubat 2026 13:26
Jack London Martin Eden yirmili yaşlarında halk tabakasından olan Martin Eden denizcilikle uğraşan bir gençtir. Ruth ve ailesi ile tanıştıktan sonra hayatını tamamen değiştirmeye adar. Ruth’a ilk görüşte aşık olur ve yüksek tabakadan olduğu için adeta ona layık olma çabası içine girer. Bilgili diyebileceğimiz biri değilken, kütüphanelerde saatlerini harcayıp dil kitapları okuyarak konuşmasını düzeltmeye ve git gide o yüksek tabakaya yaraşır davranmak için gerekli bilgilere sahip olur. Bir süre sonra yazılar kaleme almaya başlar ve kendine inancı tamdır. Kimse ona ve yazılarına inanmazken o kendine inanır ve aç kalma uğruna bile olsa yazı yazar ve çeşitili dergilere gönderir, her defasında reddedilir. Sonunda istediği şöhrete kavuştuğunda ise baş tacı edilmiş olmak umurunda değildir çünkü absürtlüğün farkındadır. Aynı yazılar aynı kişi olmasına rağmen sırf şöhret kazandığı için yapılan muameleyi içi kaldırmaz (ki çok haklı) ve kendisi için trajik bir son hazırlar. Şimdiii biraz da karakterlere derinden bakacak olursak, daha çok kendi yorumlarımı katayım istiyorum. Martin, gerçekten hayran olunası bi karakter. Birisini sevdiği için hayatını onun üzerine inşa ediyor ve onun takdirini kazanmak için elinden geleni hep yapıyor. Ve sevgisi.. gerçekten sevgi biçimi de beni çok etkiledi, ki bence Ruth çok hak eden biri değildi. Ruth zaten sosyeteden biri ve haliyle ailesine yakışır birisiyle hayat kurmak istiyor. Martin bunu hiç karşılamasa da günden güne ona çekiliyor ve sonunda aşkını itiraf ettiğinde ailesi eninde sonunda martinin işe yaramaz olduğunu anlayacak ve bırakacak diyerek müdahale etmiyorlar. Ruth ısrarla çalışmasını ve yazı işlerini bırakmasını istiyor. Şimdi şu kısımda haklı, evet evlenmek istiyor ve karşısındaki adam evliliğe dair bir şey yapmıyor sadece yazı yazıyor ve karşılığını alamıyor. Haliyle Ruth da bu sürecin uzamasından rahatsız. Bu kısımda hak verdim ama yine de davranışları ve sürekli Martinden beklenti içinde olması can sıkıcı. Ailesi zaten korkunç zihniyette insanlar hiç sevmedim. Martin şöhret olduktan sonra ona yanaşma çabaları samimiyetsizlikti. Ruth martinden ayrıldıktan sonra aradan geçen zamanda martin şöhret olunca tekrar kapısına gelmesi ve basit bir özürle kendini affettirmeye çalışması.. abla kusura bakma da bırakmadan önce düşünecektin öyle kuru bir özürle ne yapmaya çalışıyorsun yani. İyi ki affetmedi Martin makul olan buydu zaten. Etrafında olan samimiyetsizliğe karşı sürekli olarak kafasında dönen “ben açken neredeydiniz” cümlesi o kadar haklılık barındırıyor ki, ve bunu öyle güzel yansıtmış ki. Gerçekten zor zamanımızda insanlar yanımızda olmayabiliyor ve böyle biraz daha bizim hakkımızda olumlu şeyler etrafa yayılınca tekrar bağ kurma çabası her zaman bayağı bi davranış olarak gelmiştir, kitapta işlenmesi de hoşuma gitti. Kendi için yazdığı sona üzüldüm keşke hayali olan evi inşa edip herkesten uzakta yaşamayı seçseydi ama herhalde öyle olsa böyle çarpıcı bi son olmazdı. Aslında bakıldığında uğruna çalıştığı her şeyin ne kadar samimiyetsiz olduğunu gördüğü için çalışmak için bi amacı olmadığı kanısına vardı ve böyle bir hayatta yaşamanın ne manası var kafasına girdi. Özetle kesinlikle çok beğendim. Sevgisini, yansıtma biçimini, kelimelerini, aşkı uğuruna çabasını, insani yanını, merhametini. Benim için özel bir karakter olarak kalacak Martin.
1000Kitap
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025135,3bin okunma
·
56 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.