Yeni Atlantis, bilimi ahlak ve inançla uyum içinde, seçkinlerin elinde tutulan bir kurtarıcı güç olarak sunan tamamlanmamış bir ütopya taslağıdır; birey değil kurumlar konuşur, bilgi kutsallaştırılır ama halka açılmaz. Bu iyimser tablo, Cesur Yeni Dünya’ya kıyıdan köşeden bakıldığında daha da problemli görünür: Huxley’de bilim dinin yerini almış, acı ve inanç sistem dışına itilmiş, mutluluk bile yönetilen bir araç haline gelmiştir. Biri bilimi inançla ehlileştirerek düzen kurar, diğeri inancı silerek itaat üretir; iki metin de farklı uçlardan aynı soruyu bırakır: Bilim insanı özgürleştirir mi, yoksa sessizce yönetir mi?