Zülfü Livaneli ile uzun yıllardır kitap okumama rağmen ikinci okuma kitabım Son Ada eseri oldu. Katılır ya da katılmasınız dili çok ağır geldiğinden ve anlamadığım içim Konstantiniyye Oteli eserini beğenmedim.
Fakat kusursuz anlatımı, çok kısa ve sürükleyici yapısı, toplum nezninde gözümüze batan sorunların bir adaya sığınan küçük bir topluluğun o adaya gelen başkan sonrasında nasıl düzenin bozulduğunu anlatıyor eser.
Aslında diktatörler ve rejimler yeryüzünde ta ilkel çağlardan bu yana varlığını sürdürmekte nice binlerce otoriter rejimin başları kendi düzenlerini ortaya koymak için tüm düzeni baştan ayağa değiştirmeye çalışıyorlar.
Yaşar Kemal'in kapıdan geçtiği dediği eser gerçekten de Zülfü Livaneli'nin hem anlatımı, hem kısa ama öz mesajı, hem tabiat ve çevre konusunda duyarsızlığımız, dünyanın neresinde olursa olsun siyasi otoritenin topluma etkisi, toplumdan dışlanmış ve adaya gelmiş bir yazarın düzene başkaldırması ve sonunda hayatın dizginlerinin nasıl değiştiğini gözler önüne seriyor. Sonuçta ütopyadan distopyaya evrilen bir eser göruyoruz. 10 üzerinden 10. Yazarın bir alıntısı ile veda edelim. Kitapla ve mutlukla.
"Hayattan öğrendiğim bir şey var. Her yerde kötülük çok kuvvetli ve zor yeniliyor. İyilik daha zayıf kalıyor." (Sayfa 66)
Son AdaZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 201362,1bin okunma