Daha öncesinde Siddartha kitabı ile tanışmış olduğum yazar Hermann Hesse yine aynı tarz kalemi ile beni ters köşe yapmayı ve yer yer beynimi yakmayı başardı. Kitabın 150 sayfası yani yarısından çoğuna kadar herşey çok normal olgularla normal bir şekilde ilerliyordu.
Ne zaman ki karekterimiz maskeli baloya gitti ve sonrası bir Tiyatro gösterisine girdi. İşte orda tüm gerçeklik ve hayal birbirine karıştı. Özellikle bizim saksafoncu pablo karakteri ortalığı bayağı bir katıştırdı.
Anlatmak istediği şeyi bu sefer bana daha iyi tesir ettirdi. Düşünce karışıklığı ve bilinç bulınıklığı ile hayattan zevk alamama gibi psikolojik sorunlar yaşayan Haller karekterinin iç sezeyanları ve sonrasında başına gelen olaylar daha çok konu almiş. Kitabın başındaki karekterler sonlara doğru komple kaybolmuştur.
Sade anlaşılır bir dil tercih eden yazar anlatılanı gerek karmaşık hale getirerek gerekse basitleştirerek okurun hayal gücünü zorlamış. Ben herşeye rağmen beğendim. Ve 3 gün gibi kısa bir sürede bitirdim.