Babası tarafından öldürülen, bir hayat kadınının oğlu olan Momo, birinci tekil şahıs ağzından anlatır hikâyesini.
Kendisi gibi gayr-ı meşru olarak dünyaya gelmiş çocukların bakımını üstlenen eski bir hayat kadını olan Madam Rosa ile kültür ve inanç farklılıklarına rağmen aynı çatı altındaki yaşamlarını göz önüne serer bu sarsıcı metin.
"Uzun zaman Arap olduğumu bilmedim, çünkü kimse beni aşağılamıyordu.”
Kitaptaki en can alıcı cümlelerden biridir. Fransız gettolarında yaşayan Cezayirlilere uygulanan ırkçılığı, I.tekil şahıstan alıp kollektif kurguya yükleyerek siyasal bir mesele hakine getirmeden siyasallaştırmış.
Halüsinasyon, suç, çaresizlik, müspet cinsiyetçilik, eşitlik/ eşitsizlik konularını olağanüstü bir anlatımla işlemesinin yanı sıra
“kolera suçsuz bir hastalıktı" diyecek kadar hastalığa şahsiyet verip
“üşüdüm, kalktım, gittim, Madam Rosa'nın üzerine bir battaniye attım" diyecek kadar vicdana dokunan cümleleri, kim sarf edebilirdi #romaingary’ den başka.... Onca Yoksulluk VarkenRomain Gary (Emile Ajar)Onca Yoksulluk Varken