10/10
·111 syf.··
Beğendi
·
2026 8. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 09 Ocak 2026 00:00
"RÖPER" "Resim defterlerime şiir çizeceğim T cetvelim gülüşünün temelini papatya donatısı ile dolduracak. Doğmadan önceki halini özler mi insan? Peki ya sonradan yabancılaştıklarımızla da konuşabilecek miydik? Anılar o kadar taze ki soyulmuyor dışı. Sekiz dakika önce doğdu güneş, çapaklarının gölgesinde dinlenmeyi bırak. Bakışının açısı kaç derece? Siyahı sevenlerin zihni rengarenkti." Şubat ayının puslu havası camları buğulandırırken, içimizdeki sesler biraz daha gür çıkmaya başlıyor, değil mi? Soğuk, sadece cildimizi değil, ruhumuzdaki köşeleri de daha belirgin hale getiriyor. Böyle anlarda, sıcak bir çayın buharına karışıp okuyabileceğimiz, bizi tam da o köşelerle yüzleştirecek kadar cesur, sarıp sarmalayacak kadar da naif bir sese ihtiyaç duyarız. Kitap, bu ihtiyacın cevabı gibi. 54 şiirden oluşan bu özenli eser, modern hayatın kaotik akışında savrulurken, duygularımız için sabitlenmemizi sağlayacak birer “nirengi noktası” sunuyor. Tıpkı bir haritada konumumuzu belirlemek için kullanılan işaretler gibi, bu şiirler de iç iklimimizde kaybolduğumuzda bize “burası” diyebileceğimiz duraklar vaat ediyor. Kitaba adını veren şiir de dahil olmak üzere, her bir dize aidiyet, yalnızlık, veda, yarım kalmışlık ve hatıralar gibi evrensel ama bir o kadar da kişisel temalar etrafında dönüyor. Röper, bizleri yüksek duvarlı, gösterişli cümlelerle karşılamıyor. Aksine, sessizliğin içinden filizlenen, kısa, vurucu ve derin dizelerle, hepimizin içinde bir yerlerde hissettiği o tarifi zor boşluğa kelimelerden bir merdiven kuruyor. Yarım kalmış bir çayın soğuyan buğusu, unutulmuş bir ceketin cebinde kalan not, sabahın ilk ışığıyla değişen bir odanın ruh hali… Sıradan gibi görünen bu imgeler, yazarın kaleminde içsel dünyamızın en hassas kırılma noktalarına dönüşüveriyor. Okurken içimize işleyen, tam da “Evet, ben bunu yaşadım, ama bunu böyle ifade edememiştim” dedirten o anlar, kitabın sayfaları arasında saklı. Gürültülü bir isyanın manifestosu değil. Daha çok, bir fısıltıyla kendini duyuran bir iç hesaplaşmanın, huzurlu bir kabulün şiirleri. Her okurun ruhunda, okuduğu bir dizenin farklı bir yankısı olur. Kimimiz bir vedanın ağırlığını en derinden hisseden satırlarda buluruz kendimizi, kimimizse yalnızlığın aslında ne kadar kalabalık bir duygu olduğunu anlatan bir dizede. Kitapla Kalın.
Edebiyat
RöperAyşe Ok · Dünya Kültür Yayınları · 202511 okunma
·
32 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.