Meryem hayatına şanssız başlayarak, evlilik dışı doğmuştur. O dönemde Afganistan koşullarında böyle bir olay hoş karşılanmazdı. Babası Celil, Meryem ve annesini topluluk önünde konuşmaktan uzak tutmak için uzak, sessiz bir yere koydu ve her hafta Perşembe günleri Maryem’i ziyaret etti. Meryem babasının gelmesini dört gözle bekler ve onu görmek için can atardı, bazen gelmezdi, sonra çok üzülürdü ve gelecek haftayı beklerdi. Bir gün babasının özlemine dayanamayarak onu bulmak için şehre gitti ve babası tanınan bir kişi olduğu için bulmakta herhangi bir sıkıntısı çekmedi. Eve gittiğinde babası onu içeri almadan evine geri gönderir. Meryem hayal kırıklığına uğrar. Şimdiye kadar babasına duyduğu özlem ve hasret birden bire kayboldu. Eve döndüğünde Meryem daha da büyük bir şok yaşar. Annesi bir ihbar üzerine intihar eder. Bu olay üzerine babası onu evine götürür ancak henüz 14 yaşındaki Meryem ile kendisinden 30 yaş büyük bir adam olan Rashid ile evlenir. Maryem şimdi yaşadığı yerden uzak olan Kabil’e yerleşir. Raşit, Meryem’e ilk başta çok iyi davransa da çocuklarını veremediği için ona kötü davranmaya başlar. Leyla ailesiyle Kabil’de yaşıyor. Küçükken iki ağabeyi Afganistan’ın işgali nedeniyle işgale karşı birliklere katılmış ve Leyla büyüdüğünde kardeşlerinin şehit olduğu haberi gelmiştir. Leyla’nın babası annesini Afganistan’dan ayrılmaya ikna etmeye çalışıyor ama annesi çocuklarını bu şekilde verdiğini söyleyerek her seferinde reddediyor.