Bu kitabı okurken en çok şunu düşündüm: Biz sınır koymayı hep kırmakla karıştırmışız.
Sanki “hayır” demek ayıpmış. Sanki kendimizi korumak saygısızlıkmış. Sanki iyi insan olmak demek, her şeye katlanmakmış.
İyileştiren Sınırlar kitabı bu ezberi yavaş yavaş bozuyor.
Kitap zaman zaman tekrar ediyor, bazı örnekler uzuyor ama ana fikri güçlü: Eğer sürekli öfkeleniyorsan, kırılıyorsan, içten içe birikiyorsan… Muhtemelen bir yerde sınırın ihlal ediliyordur.
En sevdiğim tarafı şu oldu:
Sınır koymayı agresiflikten ayırması. Sakin, net ve suçlamadan da sınır konabileceğini hatırlatması.
Bu kitap “herkese mesafe koyun” demiyor. “Önce kendinizi tanıyın, neye ihtiyacınız var onu fark edin” diyor.
Okuması kolay mı?
Evet, diğer kişisel gelişim kitaplarına göre daha akıcı. Ama asıl zor olan okumak değil, uygulamak.
Sonuç olarak:
Sınır koymak ilişkiyi bitirmez. Aksine, doğru konulmuş sınırlar ilişkiyi iyileştirir.
Ve belki de en önemli ders şu: Kendini korumak bencillik değildir.İ. Volkan Gülümİyileştiren Sınırlar
Kesinlikle, bunu yapabilmesi için kendini tanıması şart. Kendini tanımak, fark etmek çok önemli bir gelişme.. Beraberinde iyileşmeyi ve insanları da tanımayı getirir.