Herkese merhaba, bugün ruhsal & kişisel gelişim kategorisinden Dört Anlaşma kitabıyla ilgili görüşlerimi paylaşacağım.
Don Miguel Ruiz, Toltek bilgeliğinden bahsederek başlar. İlk defa duyduğum bu medeniyet için görmek, öğrenmek, uygulamak çok önemlidir. Zaten Toltek, bilgi insanı anlamına geliyormuş. Yazar, insanların, toplumsal rüyalar görerek hayatı ıskaladığından, bu rüyaların insanların dikkatini dağıttığından ve insanı ehlileştirdiğinden bahseder. Doğduğumuz andan itibaren bu rüyaların korku temelli anlaşmalarla mühürlendiği vurgusu ise en çok sevdiğim kısımlardan biri oldu.
Gelelim kitapta bahsi geçen dört anlaşmaya. Bunlar şöyledir:
1. Kullandığın sözcükleri özenle seç.
2. Her şeyi kişisel algılama.
3. Varsayımda bulunma.
4. Daima yapabileceğinin en iyisini yap.
Yaşam üzerine güzel öğretileri ve yalın dili anlatısını pekiştirmiş haliyle ilgimi çeken bir okuma olduğunu söyleyebilirim. Kitabı okuduktan sonra bu maddelerin hayatımdaki yerini aradım. Çocukluğuma kadar gitmem beni fevkalade neşelendirdi. Özellikle birinci ve dördüncü maddeyi kendimi bildim bileli uygulamaya çalışırım. Örneğin, sözcüklerimizi özenle seçme konusuna içimde ayrı bir inanç vardır. Sanki kötü ya da yaralayıcı sözcükler kullandığımızda bunları hayatımıza çekiyormuşuz, gibi gelir. Küçükken bunları neden, nasıl düşünmüşüm diye hayret ediyorum. Neyse, örnek verecektim değil mi? Çalıştığım zamanlarda "meşgul, yoğun, kaotik..." gibi kelimeleri çok duyardım. İçimi o kadar karartıyordu ki bu kelimeler.... Artık kullanmamaya karar verdim ve çok yoğun olduğumda genelde "bugün, işler çok bereketliydi." diye ifade ederdim. Sonra çalışma arkadaşlarım da bu kavramı kullanmaya başladı. Bunu görmek o kadar güzeldi ki... Kelimeleri özenle seçmek, o kelimeleri içselleştirmek bahsi geçen kelimeleri yaşamakla başlıyor. Yani, hadi ben "meşgul" kelimesinden sıkıldım "bereketli" diyeyim değil. Önemli olan, kelimeyi yaşayarak, yaşatarak hayata katmaya gayret etmek. Dördüncü madde ise hayatımın temelinin üzerine kurulu olduğu madde diyebilirim. Çocukken de şimdide de elimden gelenin en iyisi için çabaladım. Allah'ın izniyle gelecekte de her zaman elimden gelenin en iyisini yapmak için çabalamaya gönlüm var. Böyle olduğunda genelde sonucu da çok umursamıyorum. Elimden geleni yaptım, olmadıysa vardır bir hayır diyerek yola devam etmeyi düstur edindim (iyi ki). Diğer iki maddeyi de hayatıma katmaya çalışıyorum. Bu maddeleri iş yaşamıyla beraber daha çok içselleştirdiğimi düşünüyorum. Çünkü, öyle insanlarla iletişim halinde oluyoruz ki... Tarif etmeye kelime bulamadım :D Böyle zamanlarda bu maddeleri anımsamak gerçekten güç veriyor ve atacağım adımları şekillendiriyor. Özetle bu anlaşmaların gerek ilişkilerimde gerek hayatımda bana çok katkısı olduğunu ferahlıkla söyleyebilirim.
Bununla beraber, fazla genelleyici ifadelerin anlatıyı basitleştirdiğini ve derinlikten uzak olduğu düşüncesindeyim. İnsan ilişkileri sınırları keskinleştirilmiş ve genelleştirilmiş anlatılardan uzak örüntülerdir. Bu nedenledir ki, bahsi geçen dört anlaşmayı hayatımızın her alanında denge esasıyla uygulamaya çalışmanın faydalı olacağı kanaatindeyim. Aksi halde, ilişkilerimiz geri döndürülemez hasarlarla karşı karşıya kalabilir. Örnek vermek gerekirse, 2. anlaşma olan kişisel algılamama öğretisinde her şeyi kişisel algılamama çok keskin bir vurgu. Bugün en çok şikayet ettiğimiz şeylerden biri açık iletişimden kaçınmak iken kişisel algılamamak mümkün değil ki. Bana açık olmayan ama ne demek istediğini dolaylı olarak anlatmaya çalışan çok insan gördüm. Hem yakın hem uzak çevremde karşılaştığım bu profil ile gerektiği zaman söylemlerini kişisel algılayarak ilişkimi sonlandırma ya da sınırlama kararı aldım. Geriye dönüp baktığımda iyi ki almışım dediğim kararlardı bunlar.
Kıssadan hisse odur ki; öğrendiğimiz hiçbir şeyin tek bir tarifi yok. Bağlama göre tarifteki gramajları azaltıp arttırabiliriz. Bu durum, hayat tecrübemizle şekillenmeye müsait bir zemindedir. Dolayısıyla öğretileri uygularken, hislerimizin ve mantığımızın da işin içine katılarak dengenin bulunması gerekliliğine inanıyorum.
Okuyanlara iyi okumalar dilerim. Sağlıcakla kalın.