Yolun Sonuna Kadar #okudumbitti
Bitti… ve ben yine Phil Earle’ün kaleminden çıkmış bir hikâyenin içimde bıraktığı o boğaz düğümünü uzun süre taşıyacağımı biliyorum. Bu yazarın en sevdiğim yanı şu: Bize büyük büyük cümleler kurmadan, “bakın bu çok önemli” diye bağırmadan, sadece bir hikâye anlatarak kalbimizin tam ortasına dokunmayı başarıyor.
Kitabın merkezinde Peggy ve Beau var. Peggy’nin sokakta ölümle burun buruna bulduğu o yorgun, umutsuz köpeği kurtarmasıyla başlayan bağ… aslında bir “evcil hayvan” hikâyesinden çok daha fazlası. Beau’nun Peggy’ye tutunuşu, güvenmeyi yeniden öğrenişi, “ait olma” hissini ilk kez tadışı o kadar gerçek ve içten anlatılmış ki, daha ilk bölümlerde Beau’yu sadece bir karakter gibi değil, evin bir parçası gibi görmeye başlıyorsunuz.
Sonra savaş geliyor… Ve savaşın en acı taraflarından biriyle yüzleşiyoruz: İnsanlar kadar hayvanlar da darmadağın oluyor. Tahliye kararıyla çocukların güvenli yerlere gönderilmesi, evde kalanların korkusu, belirsizlik… Kitap bu kısmı öyle iyi veriyor ki, “savaş” kelimesi bir tarih bilgisi olmaktan çıkıp evin içine giren bir karanlığa dönüşüyor.
Beau’nun Londra’da kalıp enkazların arasında dolaştığı sahneler beni gerçekten etkiledi. Çünkü burada kahramanlık; süslü, gösterişli bir şey değil. Daha çok, bir canı bulmak için durmadan aramak, korksa da geri çekilmemek, birinin nefes aldığını hissedince son gücüyle tutunmak gibi… Sessiz ama çok büyük bir cesaret.
Ve hikâyenin en sevdiğim tarafı: Beau’nun yanında Mabel ve Bomber’ın da olması. Huysuzluğu ve kendine has tavrıyla Mabel, “ben istemeden de yanında olurum” enerjisiyle çok gerçek bir karakter. Bomber ise hikâyeye hem umut hem de yön duygusu katıyor. Bu üçlünün yolculuğu bir yandan macera gibi akıyor, bir yandan da her sayfada şunu hatırlatıyor: Sevgi bazen kilometrelerce yolu yürütür.
Phil Earle’ün dili çok akıcı. Yaşananlar ağır olsa bile okurken yorulmuyorsunuz; tam tersine, elinizden bırakmak istemiyorsunuz. Bence bu kitabı güçlü yapan şey, acıyı dramatize etmeden anlatması. Duygusal evet, ama “ağlatmak için yazılmış” değil. Daha çok, insanı insan yapan şeyleri hatırlatıyor: sadakat, merhamet, dayanışma ve umut.
Devamı yorumlarda…
Edited · 3w
Kısacası “Yolun Sonuna Kadar”, sadece çocuklara değil, yetişkinlere de çok şey söyleyen bir kitap. Bitince şunu düşündüm: Bazı canlılar var, sevgiyi kelimelerle değil varlıklarıyla anlatıyor. Beau da onlardan biri.
Eğer hayvan sevgisi, savaşın gölgesinde bile sönmeyen umut ve kalbe dokunan bir yol hikâyesi okumak istiyorsanız, bu kitap tam yeri.
@bkmkitapcom
@yediverenyayinlari
Gizem Nur TopalSerpil MeriçSeher Koyunlu
#kitap41
#kitapkolikkafasikitapyorumu #reklamdeğilöneri #YolunSonunaKadar #PhilEarle #KitapYorumu #Kitapİncelemesi #OkudumBitti #ÇocukEdebiyatı #GençlikKitapları #HayvanSevgisi #Dostluk #SavaşTemalıKitaplar #KitapÖnerisi #KitapPaylaşımı #KitapAlıntıları #OkumayıSeviyorum #KitapAşkı #BookstagramTürkiye #KitapKurdu #DuygusalKitaplar #Umut #Sadakat