7/10
·184 syf.··
2026 1. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 15 Şubat 2026 00:00
Dostoyevski evrenine girmiş olmanın heyecanı ile ben de ilk incelememi yazıyorum. Kusurum olursa affola. Spoiler olduğunu da belirteyim. Nekrasov'un deyişiyle yeni Gogol bu kitapla doğmuş. Saçları ağarmış katip Devuşkin ile genç Varvara'nın mektuplaşmalarını konu edinen kitapta işlenen yoğun yoksulluk, kendini aşağı görme, mal mülk sahibi bireylerce sürekli aşağılanma insanı derinden yaralar cinsten. Dönemin Çarlık Rusya'sının etkileri hemen göze çarpıyor. Baskı ve edebiyattaki sansürün yoğunluğu, düşük maaşlı alt tabaka "küçük memur"ların tekdüze hayatı, sürekli üstlerine boyun eğme, maaş yetersizliği ve sosyal statü kaygısı, kadınların mürebbiyelik ve iyi bir eş adayı bulmak dışında ekonomik bağımsızlığının sınırlılığı... Tam da 1840lar değil mi ama... Önemsiz görülen, sistemin içinde ezilen ama iç dünyası inanılmaz zengin bir insanla bizi yalnız bırakan Dostoyevski ilk eseri olmasına rağmen insanın iç ezikliğini, gururunu ve kırılganlığını nasıl bu kadar iyi yazmış! Ama o topraklarda Gogol'lar mantar gibi türemez mi zaten sayın Belinski? Makar'ı okurken insan hem üzülüyor hem de utanıyor açıkçası. Çünkü aslında onun tek derdi sevilmek ama bunu bile kendine yakıştıramıyor... Öyle ki sevilmek için eline geçen iki kuruşu bile değerlisi Varvara'ya gönderen bu adama çoğu zaman bu yaptığından ötürü sinirlensem de onun gibi hissedemediğimden belki de haklı olabileceği gerçeğini düşünüp ona kızmaktan vazgeçtim. Böylesine sevilmek ihtiyacı nasıl olur bilmeden yorum yapamam... Şefkate aç Varvara Alekseyevna'ya gelince bulduğu ilk dala tutundu elbette. Bu iki yoksul insanı orta noktada buluşturan ise dinlenme arzusu ve açlığı olmuş. Çoğu kişinin aksine aralarındaki bağın aşktan bağımsız olduğu kanaatindeyim. Bana kalırsa birbirleri için duygusal sığınaklardı, hayata tutunmak için birbirlerine ihtiyaç duyan iki insanciktan ötesi değildi. Makar değerli hissetmeye ve bir meşgale bulmaya, hayatinda bir anlam yaratmaya; Varvara şefkate, güvenceye ve korunmaya zorunlu bırakılmıştı. Bu kavuşamayan iki aşıktan çok daha acı bana kalırsa. Düşünsenize birbirinize iyi geliyorsunuz ama birbirinizin hayatını kurtaramıyorsunuz... Varvara'nın son sayfalarda aldığı radikal karar onu her ne kadar mutlu etmeyecekse bile daha rahat bir yaşam surdurebilmesi için en doğrusuydu. Biçim değiştiren bir esarete gitti, sevmediği bir adama kuluçka makinesi olmaya giderken ama en azından rahat bir yaşam sürecek. Evet Varvara'nın içindeki kırılganlık, geçmiş travması, aşağılanmışlık hissi Bıkov'un parasında erimeyecek ama sağlıklı olacak... Evlenip gitmese ne olacaktı? Makar ile eğer aralarindaki aşk ise bile mutlu olabilecekler miydi? Makar'ın eko. yetersizliği, yaş farkı dolayısıyla toplumun "ne derler"i... Makar ile mektuplaşmaya devam etseydi ne olacaktı ki? Makar'a iyice bağlanacak ve o adam bir gün öldüğünde büyük bir boşluğa düşecekti. Makar kızı özgür bırakacak bir sevgiye sahip değil. Onu bırakmak düşüncesi bile çıldırtıyor onu. Sevdiğini söylediği kadının iyiliği için değil, kendi varlığının devamı için ona tutunuyor. O giderse elinde kalacak tek şeyi kendi hiçliği çünkü. Ve işte tam burada insan Makar’a üzülürken ondan biraz korkuyor da. Çünkü bazı sevgiler şefkatli görünse de karşı tarafın omzuna ağır bir sorumluluk yükler. Varenka’nın gidişi bu yüzden yalnızca maddi bir tercih değil; aynı zamanda hayatta kalma refleksi. Aşkı değil, açlığı yenmeye çalışıyor. Bıkov’un yanında ruhu donacak belki ama en azından karnı doyacak. Makar’ın yanında ise ruhu ısınacak ama bedenini ve geleceğini soğuk bir belirsizlik bekleyecek. Dostoyevski bize romantik bir kavuşamama hikâyesi sunmuyor. Bize şunu gösteriyor: Yoksulluk, sevgiyi ezer. Gurur, insanı küçültür. Ve bazı insanlar birbirini sevse bile birbirine yetmez...Burada umut kırmıyor. Umudu teşhir ediyor. Sevginin yoksulluk karşısında ne kadar kırılgan olduğunu, gururun insanı nasıl içeriden çürüttüğünü, “küçük insan”ın en büyük hapishanesinin kendi zihni olduğunu gösteriyor. Fyodor Dostoyevski İnsancıklar
Edebiyat
İnsancıklarFyodor Dostoyevski · Can Yayınları · 202377bin okunma
·
53 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.