8/10
·202 syf.··
2026 7. kitabı
·
33 günde okudu
·
Okunma: 18 Şubat 2026 23:22
Korkuyu Beklerken , Oğuz Atay ile tanışma kitabım oldu. Kitap ilerledikçe Atay’ın karakterlerini anlayabilmekten çok, onların iç sesi olmaya başladım. Çünkü bence bu öykülerde anlatılan şey korkunun kendisinden ziyade insanın kendi zihnine hapsolmasıydı. Oğuz Atay insanın veya kendisinin en derin zaafını yazmak istemiş. Düşünen ama harekete geçemeyen, fark eden ama karar alamayan insanı. Atay’ın dili bilerek dağınık, bilerek huzursuz. Çünkü zihnin kendisi de öyle. Bence mantık arayan okuru özellikle yarı yolda bırakıyor. Netlikten kaçıyor, kesinlikten şüphe ediyor. Bu yüzden kahramanlar çoğu zaman eksik, kararsız ya da tuhaf görünüyor. Aslında sanki Atay normal olanın ne kadar yapay olduğunu göstermeye çalışmış. Toplumun makul dediği şeylerle bizim iç dünyamız arasındaki uçurumu büyüterek yazmış, tabi ki anlayana. Korku, dışarıdan gelen bir tehditten ziyade içimizde biriken ama bir türlü adını koyamadığımız düşünceler. Atay, bu düşünceleri konuşturup bizi kendimizle baş başa bırakıyor. İnsanlık, başına gelmeyen şeylerden yoruldu. Bizi asıl tüketen, zihnimizde defalarca yaşadıklarımızdı..
Korkuyu BeklerkenOğuz Atay · İletişim Yayıncılık · 202233,4bin okunma
·
69 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.