Jack London bu sefer dondurucu soğuktan sıkılmış, bizi Pasifik'in ortasında güneş yanığıyla baş başa bırakmış.
Hikayelerdeki karakterler öyle pamuklara sarılmış tipler değil; ya cüzamlı bir asi ya da sömürgeciye kafa tutan bir yerli.
Cüzamlı Koolau kısmında "direniş budur" diyorsun, sonra Kırmızı gelip beynini yakıyor.
Adalar romantik tatil mekanı değil, resmen insanların birbirini ve doğayı çiğ çiğ yediği birer arena gibi.
Okurken insanın üstüne deniz tuzu yapışıyor, güneş tepesinde boza pişiriyor gibi hissediyorsun.
Beyaz adamın "uygarlık" getiriyoruz ayağına nasıl ortalığı duman ettiğini de güzelce araya sıkıştırmış.
Stefan ZweigJack London