Üfff üfff üf bir Hakan Günday kitabı gene... Daha önce hiç üzmediği gibi bu kitapta da üzmedi beni :)
Günday hayatı kendi zihniyle kurgulayıp ilginç ortam, karakter ve nesnelerle metoforize etmeye bayılıyor. Kitap, tatil bölgesindeki bir Centerda bir günde yaşananları anlatıyor. Ama nasıl anlatmak her cümle, her paragraf bir mizansen bir kayboluş bazen hapsediş okuyucuyu. İnsan zihni o altınların, pırlantaların içinde kayboluyor okudukça ve hatta karakterlerle beraber tezgaha geliyor:)
Öyle bir zaman algımızla oynuyor ki yazar bizde o bir güne hapsolmuş hissediyoruz kendimizi. Antalya'nın o müthiş sıcağını, Centeren o canlı aydınlık kalabalık ışıltısına kendimizi kaptırıyoruz. "İnsanın içindeki şeytanın/satanın" nasıl her kılığa girebildiğini görmek o ortama rağmen insanı bir miktar buz kestirmiyor değil.
Benim için kitaptaki en büyük odak "Kozan"... Ana karakterimiz baş tezgahtarımız. Onun hayata başlayayışı ve başladığı yerden fersah fersah uzak bir şekilde hayata devam edişi. Kozan'ın yaşam içindeki o değişimi; insanı artık "insan" görmüyor, sadece "cüzdan" ve "zaaf" olarak görüyor. Dili bir iletişim aracı olmaktan çıkarıp bir silaha dönüştürmüş. Ağzından çıkan her kelime karşı tarafı mağlup etmek, tezgaha getirmek için birer kurşuna dönüşüyor. Ve benim açımdan Kozan'ın diplomatlıktan bir tazgahtara dönüşmesini insan fıtratı adına bir yenilgi olarak görüyorum. İyiden kötüye bir evrim... Hatta pes ediş... Pes etmek, suçu acılı bir aşk hikayesine atmak çok kolay gelmiş. Ve kendini dünyanın olumsuz girdabına bırakmış. Öz benliğini terk edip kötü evriminin getirdiği akışa kendini bırakmış. Fıtrat yenilgisine Kozan büyük bir örnek. En eğitimli, en rafine insan bile, doğru basınç ve doğru prim altında bir canavara dönüşebilir örneği!
Malafa, bir Center da geçen bir dram değil; modern dünyanın, kapitalizmin ve insanın bitmek bilmeyen açlığının(yüzsüz açlığının) otopsi raporu gibi. Kitap bittiğinde elinde kalan şey bir mücevher değil, avucunun içindeki o metalik, paslı tat. Kozan kazandı mı? Belki çok para kazandı, belki en iyi "Satan" oldu. Ama insanlık fıtratı o gün o dükkanın vitrininde, bir turistin kredi kartı slibiyle birlikte çöpe atıldı.
Okuyun ertelemeyin.
Not: bolca rahatsız edici argo kelimeler içeriyor...