Bir cinayet işleniyor. Faili belli. Fail de reddetmiyor zaten “Ben yaptım.” diyor. Tüm şahitler ve mahkeme diyor ki “Hayır sen yapmadın. Yaptıysan da senin suçun değil.”
Kadın susuyor, hiç konuşmuyor.
Şahitler, mahkeme, hakim, kahramanı olmaya çalışan erkek, toplum.. Herkes el birliğiyle ipe gönderiyo kadını. Mahkeme dünyanın ufağı, kadın da bildiğimiz kadın işte.
3 kişinin bakışından okuyoruz olanları. İlk ikisi tamamen bilinç akışı tekniğiyle yazılmış. Düşünceler havada uçuşuyor. Son kısım anlamlı cümlelerden, anlamsız bir kahramanlık çabasından oluşuyor. Belki birileri Yalçın’a da sempati beslemiştir. Ben sevmedim. Günün sonunda;
Tık
Kalem kırılıyor
Kadın onca yıllık kaderini yeniden yaşıyor
Yazar, 88’de kitabının yasaklanmasına dair mahkemede “Romanımda çarpıcı, sarsıcı, rahatsız edici bazı sahneler olduğunu kabul ediyorum. Ancak, sanatın, edebiyatın işlevlerinden biri de zaten budur: Okuru sarsmak, uyarmak…” diyor. Savunmanın tamamını kitabın bu baskısının sonunda okuyabilirsiniz zaten.
Ben bir solukta okudum, sarsıldım, rahatsız oldum. Size de tavsiye ederim.