Orhan Pamuk'tan okuduğum ilk kitaptı ve bende bıraktığı his tam olarak Türk ve dünya klasiği karışımı bir sentez okuduğumdu.
Kitap bir aşk hikâyesi gibi dursa da bence insan zihnindeki saplantılı dürtülerin gerçeğe dönüşme süreci gibi psikolojik bir teması vardı. Bu ana tema etrafında o dönemki Türk toplumunun sosyal yaşamı ve toplumsal sorunları da romana ince ince işlenmiş ve ortaya çok katmanlı bir eser çıkmış.
Roman tamamen Kemal karakterinin ağzından anlatılıyor ve okur tüm roman boyunca adeta onun zihninde dolaşıyor gibi. Bu açıdan roman bittiğinde sanki her şey tek taraflı kalıyormuş gibi hissediyor; diğer karakterlerle de konuşmak, onlara da sorular sormak istiyorsunuz. Bu kadar farklı bir çalışmanın bir müze olarak somut bir varlığa dönüşmesi ise romanı ayrıca ilginç ve merak uyandırıcı kılıyor.
Genel olarak aşk ile saplantı arasındaki ince çizgiyi düşündüren, akılda kalıcı bir romandı.
Okumanızı tavsiye ederim.
Masumiyet MüzesiOrhan Pamuk