Gönderi

Böyle Mi Oluyor ?
Demokrasi, halka hizmet edenlerin halk tarafından seçilmesini öngördüğü halde, gerçekten böyle mi oluyordu?
Alıntı
··1 alıntı·
4 +1'leme
·
2.883 Gösterim
5 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Eniz ☭
Gönderi Sahibi
Parti başkanlarının seçtiği mülk sahiplerine beş senede bir oy verip ardından Maraba konumuna düşüp sandıktan “demokrasi” çıktı diyerek kandırılıyoruz, kendimizi tatmin ediyoruz.. sonrasında ise o meclisten halkın yararına yasa bekleyerek “milletvekillerinin çalışmadığından yakınıyoruz.” Milletvekilleri kendi sınıfsal çıkarlarını gerçekleştiriyor arkadaşlar. Ancak siz kendi sınıfsal çıkarlarınızın farkında değilsiniz. Stalin’in dediği gibi “burjuva meclisi bir ahırdır.”
1939-1942 ... Atatürk döneminde çok partili hayata geçiş çalışmaları olmuşsa da pek başarı sağlanamamış ve kurulan siyasi partilerin ömrü kısa olmuştur ve 1945 yilina kadar cok partili rejim yoktu. Ve dolayisyla Turkiyede cok partili sisteme gecis olmasiyla Demokrat partisi ve sonrasinda hep diger sag ve liberal partiler yonetti. Feodalizmden kurtulamamis halk yiginlari kusura bakmayin ama cahilligi ve okumamisligiyla daha da uzerine enayiligi ustune ustluk budalaligiyla hep milliyetci ve liberal ( kapitalizm i gormemis ulkeye liberal fikirler arz edildi ne hikmetse :). Koy enstituleri kuruldu ama halki kandiriyor (?) komunist fikirler yayiyor diyerek kapatildi. Sonra Amerikanci oldu gelen butun hukumetler amerikan bayragini seccade yapip secde yaptilar ustunde. Menderes. demirel ve 12 eylul sonrasi ozal ve gunumuz malum ayni sekilde devam etmekte. Yani aktorler farkli ama roller ayni amerikan mandasini savunan ulkenin gelisiminn disardan gelen suni borcla duzelecegini sanan sozde ekonomi uzmani ama ozde hicbir sey bilmeyen ve kendisini cebini dusunen siyasetciler. Halk icin hicbir sey yapmayan ozellikle isci ve emekliye asgari gecimin altinda ucreti ongorerek devam ettirdiler saltanatlarina. Onlar zengin oldukca halk fakirlesti; onlar palazlandikca ulke bir deri bir kemik kaldi ve sonucta tamamen disa bagimli, ithalati fazla ihracati dusuk hatta yok denecek kadar az. Sonuc cari acik fazla, enflasyon hiper durumda, egitimde firsat esitligi olmayan, Ogretmenlerinin okulda olduruldugu, maden ocaklarinda patlamalarda olen iscileri ile, deprem ve diger felaketlerde halkina uzak bunlarin hepsinin arkasinda "olumun fitratinda kader vardir" diyerek gecistiren hukumet . Ve isci haklari ve sendikasi olmayan bir acayip ulke. Ama siyasetcilere sorsan hala her sey gulluk gullistanlik. Finalde bir siirle bitirmek istiyorum , NIhat behram dan Haykır acını ey halk, başeğme haykır..! Bir yol kavşağındasın ve ancak yaraların haykırışlarla onarılır… Bir yol kavşağındasın ve senin değişmek için çırpınıyor kaderin. Kuşan alnında biriken o kara teri, sırtında şakırdayan kırbacı kopar soluk al, ışıldat o mazlum yüreğini; bak, korlaştı acıların, kozalandı ey halk, parçala şu nankör suskunluğu başkaldır artık… Sevginin ve öfkenin uğultusunu bağrına vura vura taşırken sana karşılık gözetmiyor o gencecik insanlar; ne barbarın tehdidi ne dişleri kıran elektrik dalga dalga yayılan o rüzgarı durdurabilir.. Bu direniş senin için ey halk; bu çığlık, senin kollarınla yıkılsın şu köhne dünya ve coşkuyla yeniden kurulsun diye çınlatıyor hayatı.. Bir yol kavşağındasın, fakat mutlaka değişecek kaderin. Bunu bekliyor ıslak çukurlarda üşüyen şu yoksul çocuk, bunu bekliyor gözevleri kurutulmuş analar, bunu bekliyor zincirin oyduğu bilek, bunu bekliyor açlık, kuraklık, ılık ılık akan kan; bunun için en genç yerimizi ölümle tanıştırdık… Kuşan kendini artık, biraz da gövdeni yüreğinle kırbaçla; ey halk, haykır acını bu kara dumanı dağıt…
Eniz ☭
Gönderi Sahibi
Teşekkür ediyorum ve şu #295849792 değerlendirmelerin de göz önüne alınması kanaatindeyim 🙏
"Temsilciler aracılığıyla oluyor, fark temsilcilerin "sütünde"...
Eniz ☭
Gönderi Sahibi
Burjuva meclisinden çokta farklı bir temsil bekleyemeyiz tabi
sokratesin şu meşhur sözüne hak veriyorum
Eniz ☭
Gönderi Sahibi
Bu sebeple üstten yayılıp küçük bir kastı besleyen bir aydınlanma yerine halkın yaşam pınarlarını (eğitim..) besleyen onu modern yaşama ve hayatın kendisine yabancılaştırmayan bir aydınlanma şarttır. (18-19. Yüzyıl burjuva aydınlanmasından söz ediyorum) Bunu yapamadığımızda tablo Türkiye gibi olur: masal diyarında, halktan kopuk yaşayan koloni aydınları ve halk..
Demokrasi cahil yığınlar yüzünden bir felaket ve yıkımdır .
Eniz ☭
Gönderi Sahibi
evet. bu sebeple japonya ilk kurulduğunda 50 milyon halkı varsa ilk başlarda yalnızca 400-500 binine seçme hakkı vermiştir. eğitim ile birlikte haklar yavaş yavaş artmıştır.