Şah ve Sultan , İskender Pala ile tanışma kitabım oldu. Bu romanda beni en çok etkileyen şey, iki hükümdarın arkasında mücadele eden insanların sessiz çığlığıydı. Okudukça fark ettim ki asıl yükü taşıyanlar Şah İsmail ya da Yavuz Sultan Selim değildi. Taçlı, Kamber, Hüseyin ve Ömer gibi niceleriydi. Tarih kararları yazıyor, zaferleri kayda geçiriyor ama acıyı yaşayanlar çoğu zaman maalesef adsız kalıyor.
Taçlı, inancın ve sevginin insana nasıl ağır bir yük bindirebildiğini gösterdi bana. Seçmediği bir tarafın bedelini ödeyen, susarak direnen bir kalp gibiydi. Kamber, sadakatin en sessiz haliydi. İtiraz etmeyen ama en çok yorulanlardan biri. Hüseyin, taraf olmanın kaçınılmazlığını ve seçememenin insanda bıraktığı o derin çaresizliği taşıyordu.
Ve Ömer.. Doğruyu bilmenin ama onu yaşayamamanın ağırlığını omuzlarında taşıyordu.
Büyük idealler, büyük sözler ve büyük kavgalar arasında en çok canı yananlar hep arada kalanlar oluyor. Kitabı kapattığımda kazananları düşünmek istemedim, tarihin satır aralarında kaybolan hayatları düşündüm.
Tarih ilerledi ama kimse aynı yere varamadı..
Şah ve Sultanİskender Pala · Kapı Yayınları · 202537,9bin okunma