“Bu dünyaya alışan şiir yazamaz”İsmet ÖzelBülent Parlak bu dünyaya bir türlü alışamayan şair.. Belki de bu yüzden bu dünyadan erkenden göçüp giden şair.. “Ne kadar geç kalırsak kalalım, hepimiz kıyamete yetişeceğiz.” derken bu kadar erken gideceğini bilmiyordu muhtemelen.
Sevgili Huzursuzluğum , şairin bütün şiirlerinin toplandığı şiir kitabıdır. Kitabın son bölümü “Yalvaç” kendisinin şiir kitaplarına girmeyen şiirlerinden oluşmaktadır. “Yaşadığı Coğrafya ve Kendi Hayatı” temelinde; şiirlerinin genel temaları: Kentli duyarlılık, Ölüm, Yalnızlık, Politika, Protesto, Adalet, Özlem ve Sevgi diye uzayıp gider. Zira o kısacık hayatının adımlarını bir İzdiham tadında aksettiriyor bizlere. Burdan bir adam geçti diyor Bülent Parlakİbrahim Tenekeci nin deyimiyle şöyle bir adam:
Yetimler gibiyim ziyafetten aç dönenTers yakılan sigara ve hemen söndürülen
Hatta şair kendisini dünyaya öyle iğreti hissetmiş ki, yazmış:
Nereye gitsem yakışmadım beni kim aklayacakne büyük bir yanılgıyım bu şehrin ortasında
Kendi hayatının otobiyografik çoğu unsurunu da cesurca yansıtıyor mısralarına:
ben baba olsaydım diyorum, ölmezdim mesela 1984’tetek kalıyorum bütün savaşları kazanmak için
Memleketine olan sevgisiyle eleştirisini yarıştırdığı bir şiirinde geçen şu dizeler kadim sorunlarımıza parmak basar:
coğrafyanın başımıza açtığı beladırbize verilen ormanı şehre ve paraya metres çekenler
Yaşadığı toplumla bağı sıkı olan kişi ancak gerçek şairdir. Yarayı kaşıyan, yarayı bağırmadan açandır şair:
bütün halklarıbirer müşteriye dönüştüren dünyaya artık yüz çeviriyorum
dese de şair kimliği ona yüz çevirme hakkını asla bahşetmemiştir. Zira yüz çevirmiş olsaydı bu şiirleri okuyor olmazdık.
Ve sevgi.. Sevgi de katmanlı Bülent Parlak şiirlerinde. Tek başına bir şiire konu olmayacak kadar asi bir sevgi okuyoruz:
sen aklıma düşünceberlin'de dazlaklar saçlarını uzatıyorsağdıcı oluyorum gelinler at üstündesen aklıma düşünce rütbesi sökülmüş babalaryeniden dönüyor evlerine
Bir gün kahvede oturup adisyon kağıdına yazdığı şiirinin Dergah dergisinde yayınlanmasıyla Mustafa Kutlu nun radarına giren Bülent Parlak , İzdiham Dergisiyle Türkiye’de dergiciliğin önde gelen isimlerinden olmayı başarıyor, hem de emek emek. Derginin ilk sloganı “Yaşamak sağlığa zararlıdır”, edebiyata çok faydalı geliyor.
Bu şiir kitabını okuduğunuzda coğrafyanızı tekrar tekrar sorgulamaya başlayacağınıza, üzerini örttüğünüzü sandığınız yara kabuklarınıza bakmaya cesaret bulacağınıza (şair kendi hayatını cesurca açtığı için), zarif ama bir o kadar etkili bir aynayı elinizde tuttuğunuzu hissedeceğinize eminim.
Bülent Parlak bu dünyada şairane mukim yaşamıştır. “Yaşamak varlığın kanıtı değildir” derken, kendisinin varlığına dair en güzel kanıtı şiirleri ve İzdiham dergisidir. Ağlamanın, gülmenin, gittiği her yerden kanayarak dönmenin, kabuk bağlamayan yaraların, coğrafyanın asi ettiğinin adıdır Bülent Parlak!
Ruhu şad olsun.. 𓍼ོ
Emeğinize sağlık, kaleminize kuvvet güzel hocam 👌🏻🌷🩷🎀
Bülent Parlak hakikaten yaşamın inceliklerini dert edinmiş, şiir yazmak ciddi bir iştir diyerek bunu satırlara dökmüş, bununla da kalmayıp izdiham gibi güzel bir dergiyi miras bırakmış okurlara. Rahmet olsun inşaallah ♥️⚘️
İstifadeniz daim olsun cânımm Merve hocam 🫂🦋😇💐✨️🤗
Daha uzunnn uzadıya yazılırdı, hakkı da oydu fakat uzun yazılar pek okunmuyor burda hocam, biliyorsunuz 🤦♀️
Çok teşekkür ederim kıymet verip okuduğunuz için. Siz Bülent Parlak kalemini biliyorsunuz o yüzden anlarsınız beni 🙏🥰
Merhuma rahmet, bize de istifadeler olsun tatlı Fатма ᵕ̈♡︎ hocam. 🫶🏻 💖