·168 syf.··Beğendi
···Okunma: 26 Şubat 2026 14:16 “Zavallı insanlık kendi bağrını hançerlemek cinnetine bir tedavi serumu bulamayacak mı?”
Herkese merhaba, bugün Hüseyin Rahmi’nin önce İkdam gazetesinde tefrika edilen, ardından da 1942’de yayımlanan ilk yerli polisiye romanımız Kesik Baş’ın incelemesiyle geldim.
Eser, Nafiz Efendi’nin sarhoş bir halde evine dönerken kuyuya düşmesiyle başlar. Kaynanasına yaranmak için yolda aldığı lahanayla birlikte kuyuyu boylayan Nafiz Efendi, elini attığı anda bir çıkına denk gelir. Bu çıkını sarhoşluğun da verdiği etkiyle lahana sanar ve sevinir. Ancak kuyudan çıktığı anda işler hiçte düşündüğü gibi gitmeyecektir. Bakalım bu çıkının sırrı nedir, Nafiz Efendi’yi neler bekliyor? Okuyup görelim.
Dönemin özelliklerini ustalıkla yansıtmasıyla, kendine özgü mizahıyla, yaşadığı yerin dilini kullanmasıyla, en önemlisi de karakterleriyle bol gerilimli, son derece akıcı bir cinayet öyküsüydü Kesik Baş. Ben okurken çok keyif aldım, çok heyecanlandım. Klasikseverlere şiddetle tavsiye edilir efenim. Okuyun, okutun…