Puan vermedi·382 syf.··Beğendi
···Okunma: 03 Mart 2026 10:17 Saatleri Ayarlama Enstitüsü ~ Ahmet Hamdi Tanpınar
.
Satır Çizgileri;
.
İnsan talihi bu idi. Hiç kimse yıldız olarak kalamıyordu. Muhakkak hayalimizdeki yerinden inecek, herkese benzeyecekti.
.
İnsan tek bir hâl olsa istatistik denen bir şeye inanırım. İnsan karışıktır, durmadan değişir.
.
Bazı insanların ömrü vakit kazanmakla geçer... Ben zamana, kendi zamanıma çelme atmakla yaşıyordum.
.
Kafamdan ancak gölgesi geçen bir düşüncenin iki dakika sonra böyle cezasını çekeceğimi nereden bilebilirdim? Biz fakirler böyleyizdir. Kader sarayında bizim işlere bakan büro hiç şaşmaz, ihmal etmez. Zihnimizden geçen en uzak, en mâsum ihtimallerin, sadece şiddet ile ret için düşündüğümüz şeylerin bile ceremesini öderiz.
.
En iyisi düşünmemekti. Kaçmaktı. Kendi içime kaçmak. Fakat bir içim var mıydı? Hatta ben var mıydım? Ben dediğim şey, bir yığın ihtiyaç, azap ve korku idi.
.
Şu hakikati kendi hayatım bana öğretti: İnsanoğlu insanoğlununun cehennemidir. Bizi öldürecek belki yüzlerce hastalık, yüzlerce vaziyet vardır. Fakat başkasının yerini hiçbiri alamaz.
.
Ötekiler, güçlükler, yorgunluklar, birtakım azap ve ıstıraplardı. İşte o zaman bir insanın, başkalarının hayatındaki yerini öğrendim.
.
İçimde o zamana kadar duymadığım bir eziklik vardı. Bu korku değildi, acı değildi. Ancak kendisine ihanet eden insanların duyacağı bir azaptı. Bir ucu iğrenmede biten garip bir duygu.
.
İyilikler de kötülükler gibidir. Beraber gelirler.
.
Kitap Yorumu;
Çok ama çok övülen bir kitapla gelip biraz eleştirileri kendime çekerek “ sende ne anlarsın okumaktan dedirtecek” :) cinsten yorumlamaya hazırım. :) Aslında güzel kitap tabii ki dönemsel kitapları da ayrı bir severim lakin ya ramazan ya ara verme durumundan kaynaklı yine kendime yönelterek eleştiriyi :) kitap diğer okurların “vaaavv” dediği kadar mükemmeliyet içinde görmedim. Haddim olmayarak söylüyorum şahsi fikrim. Ama bir kurum oluşturmaya çalışırken, akrep ve yelkovan arasında sıkışan hayatları ve bunu da dönem geçişlerinde yaşanacak batıya olan özenme veya modernleşme ama hep düşünmüşümdür biz bu “Modernleşme” olayını hep farklı yönleriyle çekmeye çalışmışız. Yazar da bunu aslında bazı yerlerinde çok güzel anlatıyor mesela eşiyle alakalı yerlerde söylemleri olsun, Halası’nın aklımda kalanlarca o geçiş kısmında insanların nasıl da bocaladığını ve aslında hiç ama hiç gereksinim duyulmayan bir enstitünün nasıl bir sükse yarattığını bizim Ülkemiz’de, kendisinin söylem ve fikirleri olmasına rağmen aslında altının boşluklarla dolu olduğu ve her defasında diğer kuruculardan Halit Bey’e ifade etmesine rağmen ama Halit beyin ise sürekli susturmasını bilerek bir sürü bölümlerle bir sürü kişiyi bir araya toplayıp hiç bir gereksinimlerde bulunmayışları. Aslında anlatmaya kalksam çok şey de yazarım. Ama okumayı isteyenlere bırakıyorum, Dediğim gibi çoğunluğun “müthiş” kısmına katılmıyorum lakin güzel bir kitap dili ağır gibi düşünenler olabilir zaman zaman bunları görebilir de ama korkutacak kadar da değil bilginize.
Kitapla kalın!