Luke Rhinehart’ın Zar Adam adlı romanı, özgürlük fikrini en uç noktaya taşıyan, provokatif bir metin. Psikiyatrist Luke’un hayatındaki kararları bir zara bırakmasıyla başlayan hikaye, kısa sürede kimlik, ahlak ve sorumluluk sınırlarını zorlayan bir deney haline geliyor.
Romanın çıkış fikri güçlü ve çarpıcı. Toplumsal rollerin yapaylığı, bastırılmış arzular ve “gerçek benlik” arayışı üzerine düşündürüyor. Özellikle 70’ler ruhunu yansıtan başkaldırı tonu, metne enerjik bir atmosfer katıyor. Ancak bu fikir, ilerledikçe tekrar etmeye ve kendi etkisini azaltmaya başlıyor. Zar atma pratiği ilk başta sarsıcıyken, zamanla mekanikleşiyor.
Anlatım yer yer akıcı, yer yer dağınık. Karakterin iç monologları ve sınırları zorlayan eylemleri, metni bilinçli olarak rahatsız edici bir yere taşıyor. Fakat bu rahatsızlık, her zaman derinlikli bir sorgulamaya dönüşmüyor; kimi bölümlerde şok etkisi, düşünsel katmanın önüne geçebiliyor.
Zar Adam, cesur ve sıra dışı bir fikir üzerine kurulu, tartışmaya açık bir roman. Okuru konfor alanından çıkarmayı başarıyor; ancak aynı ölçüde tatmin edici bir bütünlük sunup sunmadığı sorgulanabilir. İlginç ama mesafeli kalınabilecek bir okuma deneyimi.