Böyle bir inceleme çıkarmaya niyetim yoktu. Fakat kitabı bitirmeye çalışırken yazmak mecburiyetine hissettim kendimi. Çok uzatmadan direk dalıyorum mevzuya...
Kitabın konusu güzel düşünülmüş ve dili de çok güzel. Bu sebepten kitabın İlk bölümlerinden çok keyif aldım fakat ortalarına geldiğim zaman, hikaye çok tekrara düştü ve sıradanlaştı. Aslında fikir güzeldi ama bu fikri 400 sayfaya uzatmak yerine 200 sayfalık çok güzel bir roman çıkarılabilirmiş. Okuduğum bir kaç yorumlarda da, sonlara doğru sıkıcı olduğu söylenmiş. Buna tamamen katılıyorum. İlginç bir giriş yapan kitap, hikayenin sonuna kadar sizi diri tutamayabilir.
Ayrıca cinselliğin çok ön planda olduğu bir kitabı ben başarılı bulmuyorum. Cinselliğin okuyucuda merak uyandıracağı aşikâr. Dolayısıyla yazar bunu da abartınca, sanki hile yapılıyor gibi hissediyorum. Yani okuyucuyu diri tutmak için kullanılmasından bahsediyorum. Mesela, ben şimdi bu incelemenin başlığına cinsellik ile ilgili bir şey yazsam,okuyucu sayısı kim bilir kaça katlanır.
Tüm bunların yanında, ahlâken hiç yakışık almayan olaylar da mevcut. Genç okurlarımızın okumasını tavsiye etmiyorum bu sebepten. Şuan biz anlamasakta; izlediğimiz dizilerde veya filmlerde nasıl ahlâkımızı bozmaya yönelik hareketler sergileniyorsa, aynı şeyleri bu kitapta da hissettim. "Ne var yani, okuyunca bunları yapacak halimiz yok." diye düşünebilirsiniz. Fakat, okuduklarımız veya izlediklerimiz bu kitapla kalsa haklı olabilirdiniz. Ama siz farkında olmasanızda, ahlâk dışı davranışların zamanla bize sıradan geldiğini de tartışılmaz bir gerçektir. Bu mevzuyu daha da uzatmaya gerek yok. Karar her zaman okuyucuya ait.
Çok büyük övgüler gelen bu kitaba, bu yorumlara güvenerek pek hevesle başladım. Fakat tahmin ettiğiniz üzere beklediğim sonucu almış değilim. Fazlaca
Monoton hayattan sıkılmış bir psikiyatrist olan Luke Rhinehart, Manhattan da eşi ve iki çocuğuyla yaşamakta iken hayatını zar atarak değiştirmeye başlar. Batı Doğu felsefelerini iyi bilen Rhinehart düşünceleriyle kendi hayatını ve dünyayı değiştirmeyi amaçlamaktadır. .Luke Rhinehart hastalarını da kendine benzetmeye başlar. Rhinehart ‘ın hastaları da her şeyi zarların kararına bırakmaya başlamıştır. Üstelik Luke Rhinehart ‘ın düşünceleri bir din haline gelmeye başlamış müritleri de çoğalmaya başlamıştır.Luke Rhinehart bir psikiyatristtir. Luke Rhinehart bir kitap yazmaktadır. Yazdığı bu kitabın adı da Zar Adam dır. Luke Rhinehart ın yazdığı bu kitapta olağandışı olaylar çok fazladır. Luke Rhinehart eline geçen her bir şeyi yeni bir seçenek olarak görmektedir. Tatlı çiçek salkımları ve zarların atılışı gibi. Hem Batı hem de Doğu felsefelerini iyi bilen Luke Rhinehart basit zar atışlarıyla kendi dinini kurmuş, hayatını değiştirmiştir
Eğer tek bir cümleyle söylemek gerekirse; zardan dolayı herkesin hayatı değişir ve herkes bambaşka bir insan olur. İyi okumalar.
Psikiyatrist Luke Rhinehart hayatı sorgulamaya ve benliğini aramaya çalışırken, içinde birçok benliğin olduğunu ama birinin egemenliğinde hayatını idame ettirdiğini keşfeder. Ana benliğin diğer benliklerin çıkışını baskıladığını ve bir nevi despotluk yaptığını fark etmesiyle içindeki bu diğer benliklere de şans vermek için Zar'ı kullanır. İlk denemesini de komşusuna tecavüz edip etmemesi hakkında yapar. Zar, tecavüz etmesi yönünde karar verince bunu uygular. Benliğindeki küçük bir kısmın tatmin olduğunu hissetmesi ona daha da cesaret verir. Tüm benliklerini ortaya çıkarmak için en küçük kararları bile Zar'a sormaya başlayınca artık tamamen bir Zaradam'a dönüşür.
Bir din veya inanç oluşturmanın en kolay yollarından biri ona tamamen teslim olmuş bir mürittir. Dünyada benlikleri arasında kaybolmuş kendini bir yere aidiyet hissetmeyen o kadar çok insan var ki illa ki birileri oluşturduğunuz bu inancı benimseyecektir.
Zaradam şanslı çünkü dünyada müridi olmadan ölen peygamberler varken onun sadece olasılık üzerine kurduğu bu Zar Dini'ni kabul eden her yaştan inanları var.
Olasılıklar, her zaman hayatımızda mevcuttur. Biz ana benliğin kölesi olanlar için zarlar önceden atılmıştır. Bazen iyi bazen kötü, bazen sevecen bazen sinirli, bazen umutlu bazen karamsar gibi belirli şartlarda hazır atılmış zarları kullanırız. Toplumun kabul ettiği bu hazır zarları kullandığımız zaman yeni bir sürpriz ile karşılaşma olasılığımızı minimuma indiririz. Böylelikle de konfor alanımızın dışına çıkmamış oluruz.
Kimine göre Allah, kimine göre Doğa, kimine göre Hiçlik bize yaşam için o kadar çok seçenek sunmuş ki her yaptığımız seçim ile de önümüze yine yeniden hepsi birbirinden farklı sonsuz olasılıkları çıkarmıştır. Zar Dini seçilebilecek sonsuz olasılığı 6'ya düşürürken toplum ise tek
Okuyucularını etkileyen konulara farklı bir bakış açısı ile yaklaşan derin ve bizlere ters gelen düşünleri barındıran okurken farklı duygulara kapıldığınız hem seveceğiniz hem sövebileceğiniz bambaşka bir eser
#LukeRhinehart
#ZarAdam
Zara teslim olma arzunuz çok büyüktür ,kaçınılmazdır..
Ya sen zarı kullanırsın ya da zar seni kullanır.
Bir kez var olan bir daha yok olmaz..
Zarlar hayatınızı belirlemeye başladığında artık her şey mümkündür.!!
Şansa inanır mısınız
Peki onu bir Tanrı olarak kabul edebilir misiniz
Zarlar ise çoktan atıldı, peki seçenekler neler
“Bütün güç zarlardaydı. Bu da bana yeterdi ama zarlar neye karar verecekti acaba
Her şeye karar verebilirlerdi
Her şeye mi
Her şeye.. ”
Zarın zekasını asla sorgulayamazsınız. Onun yöntemlerine hiç akıl erdiremezsiniz. Elinizden tutup sizi bir boşluğa götürür ama bir bakarsınız orası verimli bir arazi oluvermiş.
Zarın üstünüze koyduğu yükün altında sendelenirsin ama bir bakarsın kuş misali uçuyorsun...
* * * * * * * * *
Sizlere ilk olarak yazar hakkında ufak bir bilgi verip sonrasında yazarın kitabı için ,kendi söylediği bir cümleyi aktarmak istiyorum.
Zar Adam; Asıl adı George Cockcroft olan Luke Rhinehart 'ın otobiyografik eseridir. Luke Rhinehart hem eserin yazarı, hem kahramanı ,hem de eserindeki gibi bir psikiyatristtir.
Yazar kitabın ön sözünde “kendi hayatının saçma bir biyografisi” olduğunu ve de kitaptaki olayları gerçekten yaşamış olduğunu altı çizili bir şekilde biz okurlarla paylaşıyor. Bundan ötürü kitapta yer alan bir çok şeyi degerçek olarak kabul edebiliriz. Her ne kadar korkunç, ürkütücü, uçlarda ,kontrolsüz gibi gözükse de..
Luke Rhinehart olarak bilinen asıl adı George Cockcroft olan Amerikalı yazar tarafından okuduğum ilk kitap. Birçok kuramı içinde taşıyan aynı zamanda otobiyografik roman olma özelliği taşıyan Zar Adam hem bir yazar, hem anlatıcı, hem baş karakter, hemde bir psikiyatristtir. Otobiyografik olmasından dolayı romanı yazarla birleştirmek çok kolay bir bağdaştırma gibi görünsede gerçeklik payları her halükarda tartışmaya açık bir durum. Kitabın içerisine baktığımızda varoluşculuk ve Sigmund Freud 'un psikanalizini sık sık görebilirsiniz . Biraz da içeriğine değinelim dersek Dr. Rhinehart 'dan başlayalım. Eşi ve çocuklarıyla mutlu bir hayat yaşayan ve son derece başarılı olan psikiyatrist rhinehart değişime ve yeniliğe son derece açık biridir. Bunu da masanın üzerinde duran yeşil bir zarın dikkatini çekmesini kanıtlayan kitapta her şey Luke tarafından atılan bir Zar ile başlar . Ve tüm hayatı birden bire değişir. Fazlasıyla sürükleyici olan , düşündüren ve sorgulayan bu kitapta Dr.Rhinehartın Zar tedavisi dediği yöntemde yazar psikanaliz hakkında kendi yorumunu okuyucuya sunmuştur. Cansel ilişkiler, akıl ve mantık ilişkisi, psikanaliz, monoton bir hayat ve Luke. Kimine göre çok başarılı, kimine göre çok tehlikeli, öğretici yahut yanıltıcı bulunan Zar Adam bana göre başarılı ve gayet akıcı bir eser. Tüm güzel yönlerinin yanında kafa karıştıran ve bilinç akışı tekniği barındıran Zar Adam okunmaya değer bir eser.
" Bu kitabı okuduktan sonra hayatınız mutlaka değişecektir"
Luke Rhinehart
Saçmalıklarla dolu bir piyasa kitabı daha. Yine vitrinlerde görüp iyidir düşüncesiyle almıştım. Okunmaya değer bir kitap kesinlikle değil. Harcadığım zamana acıyorum.
Çook uzun zaman önce okumuştum ama hiiç sevemedim çünkü Bu kitap okunmaya bile değmez aşırı aşırı saçma bir kitap bu kitabı beğenenler bu kitapta ne bulmuş anlamadım hiçbir sürükleyiciliği yok hiç tavsiye etmiyorum sakın okumayın vaktinize yazık
Herkese tavsiye edebileceğim bir kitap ve okumaya başladığınız andan itibaren bırakmak istemediğiniz bir içeriğe sahip olan zar adam kitabını herkese şehvetle tavsiye ediyorum...
Monoton hayattan sıkılmış bir psikiyatrist olan Luke Rhinehart, Manhattan da eşi ve iki çocuğuyla yaşamakta iken hayatını zar atarak değiştirmeye başlar. Batı Doğu felsefelerini iyi bilen Rhinehart düşünceleriyle kendi hayatını ve dünyayı değiştirmeyi amaçlamaktadır. .Luke Rhinehart hastalarını da kendine benzetmeye başlar. Rhinehart ‘ın hastaları da her şeyi zarların kararına bırakmaya başlamıştır. Üstelik Luke Rhinehart ‘ın düşünceleri bir din haline gelmeye başlamış müritleri de çoğalmaya başlamıştır.Luke Rhinehart bir psikiyatristtir. Luke Rhinehart bir kitap yazmaktadır. Yazdığı bu kitabın adı da Zar Adam dır. Luke Rhinehart ın yazdığı bu kitapta olağandışı olaylar çok fazladır. Luke Rhinehart eline geçen her bir şeyi yeni bir seçenek olarak görmektedir. Tatlı çiçek salkımları ve zarların atılışı gibi. Hem Batı hem de Doğu felsefelerini iyi bilen Luke Rhinehart basit zar atışlarıyla kendi dinini kurmuş, hayatını değiştirmiştir
Eğer tek bir cümleyle söylemek gerekirse; zardan dolayı herkesin hayatı değişir ve herkes bambaşka bir insan olur…
:) iyi okumalar...
Gerçekten çok sıkıcı bir kitaptı. Sayfalarını atlayarak okudum. Yazar kitabı, kalın yapabilmek için uzattıkça uzatmış. Bu kalınlıkta olan bir kitabın zaman kaybı olduğunu söylemek zorundayım.150 sayfa bile fazla bu Kitap için. Kitabı okumak isteyenler özetini okusalar bence çok daha kolay ve faydalı olur.
Luke Rhinehart, yazar George Cockcroft'un takma adıydı.
Amerika Birleşik Devletleri'nde, bir mühendis ve bir kamu görevlisinin oğlu olarak doğdu. Cornell Üniversitesi'nden lisans derecesi ve Columbia Üniversitesi'nden de yüksek lisans derecesi aldı. Daha sonra psikoloji alanında Columbia Üniversitesi'nden doktora derecesi de aldı. 30 Haziran 1956'da eşi Ann ile evlendi. Üç çocuğu vardır.
Doktora derecesini aldıktan sonra öğretmenliğe başladı. Üniversite öğretmeni olarak geçirdiği yıllar boyunca Zen ve Batı edebiyatı gibi dersler verdi. Zar atarak yaşama fikrini ilk kez bir konferansta dile getirdi. Tepkinin, ilginin ve iğrenmenin eşit oranda olduğu bildirildi ve bu noktada bunun bir roman olabileceğini fark etti.
1971'de Londra merkezli yayıncı Talmy Franklin, Luke Rhinehart olarak Cockcroft'un ilk romanı olan The Dice Man'i yayınladı. Kısa bir süre sonra Cockcroft, New York City'de bir zar merkezi kurma çalışmalarına girişti.
1975'te büyük bir katamaran yelkenli ile dünya turuna çıktı. Daha sonra Akdeniz'de bir yelkenliyle zaman geçirdi, İngilizce öğretti ve oradan Canaan, New York yakınlarında huzurlu bir yere yerleşti.
1 Ağustos 2012'de 80 yaşında, kendi ölümünü çevresine e-posta mesajı ile duyurdu. Tepkiler gelince bunu şaka amaçlı yaptığını söyledi. Cockcroft, 6 Kasım 2020'de 87 yaşında vefat etti.