Kitabı okurken en çok hissettiğim şey o bitmeyen bekleme duygusu oldu. Herkes bir gün büyük bir şey olacakmış gibi yaşıyor ama o gün bir türlü gelmiyor.
Kitabın en güçlü tarafı bence verdiği atmosfer. Kale, çöl ve askerlerin içindeki o garip umut çok gerçek hissettiriyor. İnsan sanki o kalede yaşayanlardan biriymiş gibi hissediyor. Yazar özellikle zamanın nasıl sessizce akıp gittiğini çok iyi anlatmış.
Ama bazı yerlerde hikaye fazla durağanlaşıyor. Uzun süre aynı duygunun içinde kalıyoruz ve bu da yer yer okuma temposunu düşürüyor.
Genel olarak büyük olaylardan çok insanın içindeki bekleyişi anlatan bir kitap.