Ermişteki konsept aslında bu kitapta da devam ediyor. Çeşitli hayata dair konuları bu sefer El Mustafa kendi müritlerine dilinin döndüğünce açıklıyor.
Kitapta El Mustafa'ya müritlerinden birisi "yalnızım üstat" diyor. El Mustafa'nın cevabı ise süper:
"Yalnız! Ne var ki bunda? Yalnız geldin ve yalnız kaybolacaksın sis içinde.
İç öyleyse kadehinden yalnız ve sessizce. Güz günleri başka dudaklara başka kadehler verdi, acı ve tatlı şarap doldurdu kadehlerine, tıpkı senin kadehini doldurdukları gibi.
İç şarabını yalnız, kanının ve gözyaşlarının tadında olsa da; sana susuzluğu bağışladığı için hayata şükret. Çünkü susuzluk olmasa, yüreğin kurumuş bir denizin kıyısı olurdu ancak, şarkıdan ve meddücezirden yoksun."
Halil Cibran