·280 syf.····Okunma: 06 Mart 2026 16:14 1920 Fransa’da birinci Dünya Savaşı’nın toparlanma dönemlerinde toplum kendini yeniden inşa ederken köklü geleneklerine özellikle kadın erkek ilişkilerindeki gelenekselliğe sıkı sıkı bağlıydı. Dönemin sessiz kuşağı aslında var olan geleneklerden çıkmak için sürekli fırsat kolluyordu. Burjuva merkezi Paris buna öncülük eden yapılardan biridir.
Bu kitapta romantik genç bir kızın Nişanlısının ihaneti karşısında hayattan kopuşu ve yeni kimlik arayışını konu alıyor. Sembolik olarak saçlarını kestirmesi yani toplumda kadın ve erkeğin özellikle ilişkiler anlamında eşitlenmesi gerektiğini ve kadının güçlü bir şekilde varlığını göstermesine dair mesaj veriyor. Tabii ki bunu hayata geçirmek için lümpen, bohem bir ortamın içine girip deniyor. Kimliğini kazanmaya dair merak ettiği bir çok şeyi deniyor. Aslında kazandığı şey güçlü bir farkındalık. Özellikle Freud ve Fransız psikanalist Lacan bu kitaptaki “La Garçonne” tanımıyla çok ilgilenmişler. Zaten bu kitabı psikanalize dair incelemeleri okurken verdiği örnekler arasından seçmiştim. Bu yüzden güzel bir deneyim kazandırmış oldu.
Kitabın en büyük eksisi kadının iç dünyasındaki monologları yeterince vermemesidir. Çok sade bir anlatım var. Ayrıca konusu günümüz modern edebiyata göre çok klasik kalmış. Çünkü bu ruh halini anlatan çok daha güçlü eserler vardır. Bu kitabın başarılı yapan ilk olmasıdır. Tabii ki güzel bir deneyim oldu. Keyifli okumalar dilerim