yağmurbulutu ✓ alıntıyı görünce bi kahkaha atmadım desem yalan olur :))) ve çokca sevindim…. Platonik aşıkların sesi olarak bir iki kelam etmek isterim :)))
Bak şimdi, bu platonik aşk mevzusu aslında bizim bugün bildiğimiz o "açılamama" veya "karşılıksız sevme" olayından çok daha başka bir yerden çıkmış. Olay taaaaa AntikYunan’a, Platon’un meşhur birakşam yemeği sohbetine, ve Şölen kitabına dayanıyor.
İşin özü şu: Platon diyor ki, aşk dediğin bir merdiven gibidir. En alt basamakta dış görünüşe, fiziksel güzelliğe tav olursun ama asıl amaç o merdiveni tırmanmaktır. Tırmandıkça o kişinin ruhundaki güzelliği fark edersin, en sonunda da etten kemikten sıyrılıp "saf iyilik ve bilgelik" dediğimiz o en yüce duyguya ulaşırsın.
Yani bu terim aslında 15. yüzyılda, Platon’unbu fikirlerini yenidenyorumlayanlar tarafındanuydurulmuş. Onlara göre gerçek aşk; işin içine cinsellik veya bedensel hırslar girmeden, sadece o kişinin varlığıyla ruhunu olgunlaştırmak demek.
Yani anlayacağın; platonik aşk bir çaresizlik ya da "seviyor ama söyleyemiyor" durumu değil, bildiğin bir tekamül ve bilgelik yolculuğuymuş. Biz zamanla onu "imkansız aşk" kalıbına sokmuşuz.