Her sayfasında farklı bir cümleye vurulduğum, her betimlemede farklı bir haz duyduğum ve okuduğum ilk Şükrü Erbaş kitabı.
İçinde üç şiir ve deneme yazılarının bulunduğu kitap Erbaş'ın 2015-2019 yılları arasında yazdıklarından oluşuyor.
Karısının yani Hatice'sinin yani Ömür Hanımının yani Köroğlu'sunun ölümünden duyduğu üzüntüyü aktardığı o şiirler boğazda düğüm, gözde yaş, kalpte sızı!
Kötülüğün uzun kışı başlıklı yazısında yalnızlıkla ilgili şöyle bir giriş yapıyor:
"insanları yaraları da birleştiremezse daha ne birleştirir, değil mi? öyle bir uzaklaşma ki kendimizden, öyle bir yabancılaşma, uykularımız bile bizi iyileştirmiyor artık.
ilk dizeleri kağıda düştüğüm günden beri binlerce yanıt verdiğim, yine de yatışmadığım bir uzun soru oldu yazmak.
yara aynı yara/ dil aynı dil. // biz neden bu kadar yalnızız. deyip duruyorum kendime. "
Şükrü Erbaş