Gönderi

Bir Cinayetten Çok Daha Fazlası
10/10
·736 syf.··
Beğendi
·
2026 11. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 10 Mart 2026 23:47
Kitabı bitirdim ve dürüst olmak gerekirse, üzerine bir şeyler yazmak için biraz sakinleşmeyi beklemem ve bu muhteşem kitabın hakkını vermek adına bütün notlarımı baştan sona dikkatlice incelemem gerekti. Valla ne yalan söyleyeyim, son zamanlarda okuduğum en sarsıcı, en "dolu" işlerden biriydi. Kitabı bitirdiğimde sanki o soğuk manastırdan yeni çıkmışım gibi hissettim. ​Kitap başladığında kendimi rahip William ve yardımcısı Adso ile birlikte İtalya’nın o puslu dağlarında buldum. İlk sayfalar biraz ağır gelebilir, kabul ediyorum; manastırın mimarisi, o günkü siyasi hava derken Eco bizi hemen hikayenin içine çekmiyor, önce bir sınıyor. Ama o kapıdan girdikten sonra atmosfer öyle bir sarıyor ki, sanki keşişlerin cübbelerinin hışırtısını duymaya başlıyorsun. Başta basit bir cinayet vakası gibi duruyor ama William’ın o keskin zekasını ve olaylara bakışını görünce "Tamam," diyorsun, "burada başka bir iş var." ​Hikaye ilerledikçe manastırın kalbi olan o devasa kütüphaneye ulaşıyoruz. İşte orası kitabın koptuğu yer. Kütüphane sadece bir bina değil, yaşayan bir organizma gibi. Kitaplar arasında kaybolurken sadece bir katili aramıyorsunuz; aslında bilginin ne kadar tehlikeli olabileceğini, bazı şeylerin neden saklandığını sorguluyorsunuz. William’ın bir dedektif gibi iz sürmesi, mantık yürütmesi harikaydı. Sanki Sherlock Holmes Orta Çağ'a ışınlanmış da cübbe giymiş gibi. ​Kitabın ortalarına doğru olay sadece bir polisiye olmaktan çıkıp tam bir fikir düellosuna dönüyor. "Gülmek günah mıdır?" ya da "Kilise fakir mi olmalı?" gibi sorular havada uçuşuyor. Bu kısımlar beni çok düşündürdü. Eco, o dönemin bağnazlığıyla özgür düşünceyi öyle bir karşı karşıya getirmiş ki, bugün bile hala aynı çatışmaları yaşadığımızı fark ediyorsun. Spoiler vermeyeyim ama cinayetler arttıkça manastırdaki o sessiz huzurun altında aslında ne kadar büyük bir korku yattığını anlıyorsun. ​Kitabın sonuna doğru her şey bir kördüğüm gibi çözülürken, yazar bizi öyle bir noktaya bırakıyor ki... Kütüphanenin, kitapların ve o kadar emeğin aslında neye dönüştüğünü görünce içim burkuldu. Ama yine de o yedi günü William ile beraber yaşamak muazzamdı. Kitabı gerçekten çok beğendim, hatta kütüphanemin en özel rafına kaldırdım bile. Kitabı Kimlere Tavsiye Ederim? Sabırlı okurlar: İlk 100 sayfadaki o yoğun tasvirlere ve tarihi bilgilere göğüs gererim diyenler için ödülü çok büyük. ​Tarih ve Felsefe Meraklıları: Orta Çağ'ın o karanlık ama bir o kadar da merak uyandırıcı dünyasına ilgi duyuyorsanız bayılacaksınız. ​Sıkı Takipçiler: "Ben sadece katili merak etmiyorum, yazarın kurduğu o devasa dünyada kaybolmak istiyorum" diyenler mutlaka okumalı. Kimlerin bu kitaptan uzak durması gerektiğini de şöyle izah edeyim: ​Hız ve aksiyon arayanlar: "Olaylar hemen başlasın, katil kim çabuk öğrenelim" diyorsanız bu kitap tam bir işkence olur. Eco, hikayeyi yaymayı ve araya bir sürü detay sıkıştırmayı çok seviyor. ​Felsefe ve din tartışmasından sıkılanlar: Kitabın yarısı Orta Çağ'daki kilise kavgaları ve derin fikir ayrılıklarıyla geçiyor. "Bana ne rahibin fikrinden" diyorsanız sayfalar bitmek bilmez. ​Kafa dağıtmak isteyenler: "Yorgunum, şöyle hafif bir şeyler okuyayım" derseniz de bu kitap sizi daha çok yorar. Çok fazla dikkat ve odaklanma istiyor, öyle her cümleyi bir çırpıda geçemiyorsunuz. Yorgun kafayla okursan aynı cümleyi beş kere okumak zorunda kalabilirsiniz. ​Yani özetle; eğer "benim vaktim değerli, bana hemen aksiyon ver, beni felsefeyle yorma" kafasındaysanız, bu kitaba hiç bulaşmayın derim. Ama "yavaş yavaş sindireyim, o dünyanın içine gömüleyim" diyorsanız, zaten yukarda dediğim gibi tadından yenmez. Eğer okumayı düşünüyorsanız, bence hiç ertelemeyin. ​Herkese bol kitaplı günler ve keyifli okumalar dilerim.
Edebiyat
Gülün AdıUmberto Eco · Can Yayınları · 202015,9bin okunma
·
10,3bin Gösterim
12 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Zorlanarak fakat çok keyifle okuduğum kitap. "Ben sadece katili merak etmiyorum, yazarın kurduğu o devasa dünyada kaybolmak istiyorum" diyenlerden olarak, yedi tekrar daha okumalıyım demiştim :) İncelemeniz, okurları tanımlamanız çok güzel, yönlendirici olmuş. Kaleminize sağlık osᴍᴀɴ şᴀʜɪ̇ɴ Hocam.
osᴍᴀɴ şᴀʜɪ̇ɴ
Gönderi Sahibi
Çok teşekkür ederim Zühre Hanım.🙏🏼 İnceleme yazarken sadece kendi düşüncelerimi ve kitabın hissettirdiklerini romantize ederek anlatmak yerine, elimden geldiğince okuyan kişileri de kitap hakkında doğru yönlendirecek şekilde yazmaya çalışıyorum. Umarım dediğiniz gibi işe yarıyordur ve kitap hakkında insanları doğru yönlendirir. Tekrardan teşekkür ederim hocam, kitapla kalın.🙏🏼
Çok merak ediyordum ama benlik değilmiş.Sabırsız okurlardanım ☺️
osᴍᴀɴ şᴀʜɪ̇ɴ
Gönderi Sahibi
Keyifli okumalar hocam🙏🏼
Bazı zamanlar kitabı elime alıyorum ve ağır bir kitap olduğunu bildiğim için en duru zamanda okuyayım diyorum, kalıyor. İnceleme harika olmuş arkadaşım. Ağzına , kalemine sağlık. 😇
osᴍᴀɴ şᴀʜɪ̇ɴ
Gönderi Sahibi
Wiiss.. 👌🏼🙏🏼
Harika bir inceleme olmuş, kim okumalı kim okumamalı tavsiyelerinize kesinlikle katılıyorum, ben de çabuk bitmesini isteyen tarafta iken sabredip zorlanarak da olsa okumuştum :)) kaleminize sağlık 🌸
osᴍᴀɴ şᴀʜɪ̇ɴ
Gönderi Sahibi
Çok teşekkür ederim hocam🙏🏼
Benim de çok severek okuduğum nadir kitaplardan biriydi, elinize sağlık, filmini de belki izlemek istersiniz diye bağlantısını paylaşıyorum ✨ hdfilmcehennemi.nl/the-name-of-the...
osᴍᴀɴ şᴀʜɪ̇ɴ
Gönderi Sahibi
Kitabı okuyup beğenmiş bir okurun takdirine nail olmak daha çok mutlu ediyor insanı. Filmi var mı diye merak ediyordum ben de. Çok teşekkür ediyorum İpek Hanım. Hem güzel sözleriniz hem de tavsiyeniz için.🙏🏼
Reklam
Duayen yazarın en sevdiğim kitaplarından sadece birisi 😇
osᴍᴀɴ şᴀʜɪ̇ɴ
Gönderi Sahibi
👌🏼🙏🏼