Bir kadının inancı, umudu, kararlılığı… Vazgeçmemeyi seçmesi. Nereden geldiğini unutmadan, hiçbir dalkavukluğa boyun eğmeden kendi ayakları üzerinde durması… İşte bu kitapta en çok hissettiğim şey buydu: dimdik bir kadın duruşu.
Onca acıya rağmen.
Kaderine inanırken aynı zamanda kendine güvenen, kurban rolünü asla kabul etmeyen bir kadının hikâyesi bu. Çünkü o, yaşadıklarını bir yazgı gibi kabullenip susmadı. Kurban bilinciyle yoluna devam etmedi; bir amacı vardı ve o amaç uğruna inandı, direndi ve başardı.
Bu hikâye “evrene mesaj gönder, iste olsun” türünden romantik bir masal değil. Bu; kanaya kanaya yürünmüş bir yolun hikâyesi. Acının içinden geçerek büyüyen, mücadeleyle yoğrulan gerçek bir hayat.
Cehaletin ve vahşetin sorgulanmadan kabul edildiği bir dünyada, Waris buna boyun eğmedi. Ona dayatılan dar düşüncelere, katı kurallara ve “olması gereken” kalıplarına inanmadı. Bir mucize gelip hayatını değiştirmedi, sihirli bir değnek değmedi.
Waris Dirie o yolu kendi ayaklarıyla yürüdü. Hem de kanaya kanaya…
Ve belki de bu yüzden bu hikâye yalnızca bir yaşam öyküsü değil; kadın gücünün, direncin ve özgürlüğe yürüyen bir ruhun en yalın, en sarsıcı anlatılarından biri.
Bazı hayatlar okunmaz, hissedilir ya Çöl Çiçeği de tam olarak böyle bir hikâye.
Çöl Çiçeği ; acının içinden doğan bir gücün, yok sayılan bir kız çocuğunun kendi kaderini yeniden yazmasının hikâyesi.
Waris Dirie yolu kolay değildi. Ona uzanan bir mucize, değen bir sihirli değnek yoktu. O yolu kendi ayaklarıyla yürüdü. Hem de kanaya kanaya…
Ama en etkileyici olan şey yaşadığı acılar değil; o acılara rağmen kurban rolünü asla kabul etmemesi. Çünkü o, başına gelenlerin gölgesinde yaşamayı değil, kendi ışığını yakmayı seçti.
Cehaletin ve vahşetin sorgulanmadan kabul edildiği bir dünyada Waris buna boyun eğmedi. Dar kalıplara, dayatılan kurallara ve “böyle gelmiş böyle gider” düşüncesine inanmadı.
Bu yüzden Çöl Çiçeği sadece bir yaşam öyküsü değil.Bu; bir kadının inancı, direnci ve özgürlüğe yürüyüşünün hikâyesi.
Ve bize şunu hatırlatıyor;
“Bazı kadınlar en zor topraklarda bile çiçek açar.
Teşekkürler Waris Dirie bize öykünü cesurca anlattığın için, yaşadığın coğrafyada kadınların başına gelen bu vahşeti bize sansürsüzce anlattığın için, kıyımın bu denli canice olduğunu bilmek öfkelendirdi. Sen bu vahşeti yaşadın ve ona rağmen nasılda güçlü bir şekilde yürüdün o yolları …Hayran olmamak elde değil inancına, adanmışlığına
Ve Ahmet Demir bu kitabı bana armağan ettiğin için sana da kalpten teşekkür ederim.