Düş kadar gerçek bir kitap
Puan vermedi·238 syf.··
2026 9. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 08 Mart 2026 23:55
İsmi ve kapağından dolayı önyargıyla yaklaştığım bir kitaptı. Arkadaşımın önerisi ile bu kitabı istemeye istemeye okumaya başladım. Ama kitap bu isteksizliği kesinlikle hak etmiyormuş. İncelememde her zamanki gibi olay örgüsünden ziyade olayların verdiği düşünceye daha çok değinmek istiyorum. ​ Kitabın ilk sayfaları beni fazlasıyla yordu. Yazar 17. yüzyıl zamanını ele aldığından o zamanki sözlerin, üslüpların hayata sirayet etme şekli okura yeni tecrübeler kazandıracak cinstendi. Her kısımda farklı karakterlerin ortaya çıkarak kendi hayatını paylaşması ardından her mizacın birbiriyle ustaca kesişmesi takdire şayandı. Sadece hikaye demek bu kitabın değerini bir hayli azaltacaktır. Çünkü bu kitap hikayenin yanı sıra felsefi satırlar ile düşündüren, tıp ilmiyle bilim katan, betimlemeler ile Kostantiniye'nin coğrafyasını sunan, üslübu ile tarihe tanıklık ettiren, lağımcılar ocağı ile zahmete şahit ettiren, klasik fizikten ötesini sorgulatan fevkalede bir eserdi. Yazar; dağınık, başıboş karakterleri nasıl ki toplayıp birleştirdiyse her edebi branşıda kendi içlerinden tutup çıkartarak bütün hale getirmiş kitabında. Kitap da Ebrehe olarak bahsedilen kişinin Bünyamin'e söylemleri kuantumu hiç sorgulamamış kişinin bile dikkatini çekecek türdendi. ''Biz yaratılmamış olanı arıyoruz.'' (syf 145) felsefesinden yola çıkarak ''Tanrı'nın yaratım aşamasını tersine izleyerek yaratılmamış olana, boşluğa erişmeye çalışıyoruz.'' (syf 146) anlayışı ile yapılan beyin fırtınaları oldukça kaliteliydi. İlerleyen sayfalarda saat metaforunu kullanarak ''Akrep eğer sonsuz hıza ulaşırsa aynı anda hem A'da hem B'de hem C'de olur.'' (syf 182) konuşmaları ile süperpozisyon durumuna örnekler verildi. Kitabın bu kısımları okuma zevkimi arttırdı. (süslü cümlelerden uzaklaşırsam aşıııırııııı iyiiiydiiii yani) Kitabın sonlarına doğru beyni yakan bir diğer nokta da Uzun İhsan Efendi'nin ''Düşündüğüm için ben var değilim, sizler varsınız. Sizler benim zihnimdeki düşüncelerden ibaretsiniz.'' (syf 190) sözleri oldu. İhsan Efendi'nin bu sözleri René Descartes 'in ''Düşünüyorum o halde varım'' lafıyla bağdaşıyordu. Buradaki düşünceyi gerçek ve hayal arasındaki çizgi haline getiren İhsan Efendi ''Dünya'nın sadece ve sadece zihninin bir ürünü olduğunu söylüyordu.'' (syf 190)  ''Düşlere dokunmak mümkün olabilir mi?'' sorusuyla da yine beyinde açık kapı bırakıyor. Son olarak ''Bu dünyada insanların korktuğu tek şey öğrenmekti.'' (syf 90) alıntısına karşılık hız çağına hapsolan şu dünyada kitap okumaktan, en ufak ilim öğrenmekten mahrum kalan insanlara ''Ben bu dünyaya bilmek için geldim. Benim için kutsal bir şey varsa o da bilgidir.'' (syf 122) alıntısı ile cevap veriyorum. Emekli olmadan önce Ege Üniversitesinde felsefe üzerine akademisyenlik yapan İhsan Oktay Anar'ın bu kitabı ile tanıştığım için gerçekten şanslı hissediyorum. Türk edebiyatını pek okumasam da bu kitabın parlayan incilerden bir tanesi olduğuna eminim.
İnceleme
Puslu Kıtalar Atlasıİhsan Oktay Anar · İletişim Yayınları · 202467,9bin okunma
·
61 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.