Bir hikâye mi arıyorsun? Seni alıp uzaklara götürecek, tüm bu dünyanın karmaşasından uzak, gizemli ve puslu bir dünyaya… İhsan Oktay Anar bizler için gerekeni yapmış.
İşte Puslu Kıtalar Atlası tam da böyle bir yolculuk.
Arkadaşlar, şunu söylemeliyim, Puslu Kıtalar Atlası okuduğum en farklı, en sürükleyici kitaplardan biri Başta karmaşık gelebilir, karakterler bir yerlere dağılmış, olaylar farklı yönlere savruluyor gibi görünüyor Ama sayfalar ilerledikçe bir mucize oluyor: her şey öyle bir yerleşiyor ki kafanızda, sanki yıllardır bekleyen parçalar yerine oturuyor
İhsan Oktay Anar’ın kalemi yok mu… Cidden büyüleyici Öyle bir dil ki sizi sadece hikâyeye taşımıyor, düşündürüyor, hissettiriyor, bazen güldürüyor, bazen şaşırtıyor Karakterlerin peşinden giderken kendinizi İstanbul sokaklarında ya da kendi hayalinizin puslu kıtalarında kaybolmuş buluyorsunuz.
Kitap sadece bir macera değil, aynı zamanda bir deneyim Postmodern bir zekâ, tarih ve masal harmanı, felsefi derinlik… Hepsi bir arada ve her okuyuşta yeni bir şey keşfetmenizi sağlıyor Bünyamin’in yolculuğu, Zahir ile Batınî’nin hikayesi, hatta küçük detaylar… Her biri insanın kendi içsel puslu haritasına dokunuyor
Bir alıntı eklemek gerekirse, kitapta çok şey var ama şunu özellikle seviyorum:
“Her düşün, külli düş içindeki bir cüzü kapladığını anlamakmış okumak. Ve okumak, böylesine ulvi kitaplarla karşılaşabilmekmiş en sonunda kuşluk vaktinden daha uzun geçmediğini düşündürecek olan şu hayatta.”
Bu cümle bana şunu düşündürdü: biz hayatı ve dünyayı anlama çabamızda aslında kendi içsel atlasımızı oluşturuyoruz ve her küçük düşün, her küçük deneyim o atlasın bir parçası oluyor.
Felsefi olarak da insanın varoluşunu sorgulayan bir kitap Bu puslu kıtalar sadece mekan değil, aynı zamanda insanın kendi içinde keşfettiği sınırlar, kendi düşünce ve duygularının haritası her karakterin arayışı, bizim kendi yolculuğumuza ayna tutuyor ve insanı hem düşündürüyor hem de büyülüyor.
Okuduktan sonra fark ediyorsunuz ki, bu sadece bir kitap değil; bir yolculuk Kendi düşüncelerinizi sorgulatan, hayal gücünüzü açan, kalbinizi ve zihninizi hareketlendiren bir yolculuk. Ben şahsen hayran kaldım ve eminim siz de kaybolup çıkmak istemeyeceksiniz.