Hamlet Fikrini Çıkarınca Geriye Ne Kalıyor?
Puan vermedi·293 syf.··
2026 21. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 06 Mart 2026 23:55
Hamnet’i okumaya başladığımda Shakespeare hakkında bir roman bekliyordum; bitirdiğimde ise aslında bir annenin yasını ve o yasın gölgesinde görünmez olan diğer çocukları okuduğumu fark ettim. Romanı Kitap Simyacıları Kulübü'den Bahar keskin Hanımın tavsiyesi üzerine grupça okuyup üzerine fikir alışverişi yaptık. Hamnet’i elime aldığımda içimde garip bir heyecan vardı. Yıllar önce Türk edebiyatındaki önemli bir romanı alıp ona devam niteliğinde bir taslak çıkarmıştım. Bu romanı görünce ister istemez aklımdan şu düşünce geçti: “Acaba benzer bir fikir mi?” Hatta bir an “kesin araklamıştır” sözleri de kafamda yankılanıp içimi ürpertmedi değil :) Tabii bu kişisel bir refleks. Romanı okuyunca anladım ki korktuğum yerden değil, bambaşka bir yerden yürüyormuş. Kitap düşündüğüm gibi çıkmadı. Birçok okur gibi ben de Shakespeare’in hayatına daha yakın duran bir hikâye bekliyordum. Oysa romanın odağı Shakespeare değil, Agnes ve ailenin kayıp sonrası yaşadığı süreç. Aslında burada oldukça akıllıca bir hamle yapılmış: Hamlet bağlantısı okuru meraklandırıyor, PR da kitabı özellikle sosyal medyada inanılmaz görünür hale getiriyor. Bir dönem Instagram’ın adeta bitki örtüsüne dönüşmüştü. Herkes “Shakespeare’in oğlu” fikrine kapılıp romana koştu. Sonuçta merak duygusu kazandı, beğeniler katlandı. Ama bence bazı hayal kırıklıkları da bu büyük ilginin altında kalıp halının altına süpürüldü. Romanın başlangıcı biraz karışık olsa da ilgi çekici. Özellikle Agnes’in doğayla kurduğu bağ ve şahinle ilgili bölüm beni yakaladı. Betimlemeler ve tasvirler ilk başta gerçekten etkileyici; 1580’ler İngiltere’si, vebanın gölgesi, evin atmosferi çok iyi kurulmuş. Ancak bir noktadan sonra bu tasvirler hikâyeye katkı sağlamayı bırakıyor ve romanın ilerlemesini yavaşlatmaya başlıyor. Burada teknik bir şey de beni rahatsız etti. Roman üçüncü şahıs şimdiki zamanla yazılmış ve metnin büyük kısmı “-yor” ile akıyor. Oysa ben kendi yazılarımda art arda iki “-du” gelince bile rahatsız olan biriyim. Sayfalar boyunca “-yor” ile ilerleyen bir metin okumak yer yer yorucu olabiliyor. (Diğer arkadaşların bu konudaki fikrini aldığımda rahatsız olmadıklarını dile getirdiler.) Hamnet’in ölümü ve Agnes’in yaşadığı yas süreci ise gerçekten güçlü yazılmış. O acıyı hissettim ve buna saygı duydum. Ancak bir noktadan sonra yas anlatımı melodramın içine girmeye başlıyor ve atmosfer neredeyse sisli bir hâl alıyor. Oradan çıkmak zorlaşıyor. “Şimdi hikâye başka bir yere evirilecek” diye beklerken roman uzun süre aynı duygunun içinde dönüp duruyor. Benim asıl takıldığım yer ise şu oldu: Hamnet tek çocuk olsaydı bu yas anlatımı bana çok daha doğal gelebilirdi. Ama ailede iki çocuk daha varken anlatının neredeyse tamamen Hamnet’in kaybına odaklanması beni rahatsız etti. Açık konuşmak gerekirse Agnes’ten çok diğer iki çocuğa üzüldüm. “Demek ki sevilmediler” hissi ağır bastı. Elbette bir anne için çocuğunu kaybetmenin ne kadar yıkıcı olduğunu en iyi anneler hissedecektir ve bu yüzden romana toz kondurmak istemeyebilirler. Ama insan yine de şu soruyu sormadan edemiyor: Peki diğer çocukların suçu ne? Bu yüzden Agnes’in acısına üzülmekten çok, o acının gölgesinde kalan çocuklara üzülürken buldum kendimi. Will’in Londra’ya gitmek zorunda olması ve Agnes’in buna içerlemesi de karakterin bu tarafını biraz daha görünür kılıyor. Will’in aslında mecbur olduğu bir durum varken Agnes’in bunu kabullenmekte zorlanması, ardından yas sürecinde diğer çocukların arka plana itilmesi birleşince karakter yer yer bencil bir izlenim bırakabiliyor. İlginç bir ayrıntı da şu: Hamnet’in ikiz kardeşinin adı Judith. Bu isim bana Virginia Woolf’un Kendine Ait Bir Oda’da yarattığı Shakespeare’in hayali kız kardeşi Judith’i hatırlattı. Woolf o karakter üzerinden tarihin unuttuğu kadınları ve bastırılmış potansiyelleri anlatır. Bu romanda ise Hamnet’in trajedisi anlatılırken diğer çocukların, özellikle de Judith’in sesi neredeyse tamamen kayboluyor. İki metin arasında istemeden de olsa ilginç bir edebi yankı oluşuyor. Roman boyunca klasik anlamda bir çatışma, düğüm ve çözüm bulduğumu söyleyemem. Daha çok son için yazılmış bir roman hissi oluştu bende. Eğer Shakespeare ve Hamlet bağlantısını metinden çıkarırsak geriye iyi kurulmuş atmosferi olan ama olay örgüsü açısından oldukça sade bir aile hikâyesi kalıyor. Buna rağmen romanın güçlü tarafları da var; özellikle atmosfer kurma konusunda başarılı. Ayrıca hayatın küçük teatral oyunu gibi duran o detay — herkes Judith’in ölmesini beklerken Hamnet’in ölmesi — romanın en etkili dramatik hamlelerinden biri. Nedense bu romanı okurken aklıma Lisa See ’nin Kar Çiçeği ve Sırlar Yelpazesi geldi. Benzer duygusal atmosferi olan ama hikâye açısından bende daha güçlü bir karşılık uyandıran bir romandı. Çok fazla tavsiyede bulunmam ama zamanınız olursa göz atın derim. Belki de bu romanın asıl gücü hikâyesinde değil, Shakespeare’in gölgesine uzanan o tek fikirde saklı. Hamlet’e bağlanan o son hamle okurun zihninde güçlü bir yankı bırakıyor. Belki de bu, edebiyat adına oldukça zekice bir taktik.
Kitap Simyacıları
HamnetMaggie O'Farrell · Domingo Yayınevi · 20249,4bin okunma
··
3.235 Gösterim
11 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
İnceleme okumayı en az kitap okumak kadar seviyorum. Özellikle sizin gibi kaliteli okurların incelemelerini. Kaleminize sağlık. Okuma ve yazma yolculuğunuz daim olsun. Teşekkürler.
Sorgulayan Okur M. Işık
Gönderi Sahibi
Ben teşekkür ederim, bu güzel yorumunuzla beni onore ettiniz 🙏
Kitabı bitirdim, incelememi yazdım ve incelemenizi okudum :)) Kaleminize sağlık Mehmet Bey, ben de sizinle benzer duyguları hissederek okumuşum anlaşılan. Agnes’in bir tek bana antipatik gelmediğini öğrenmek güzel oldu :))
Sorgulayan Okur M. Işık
Gönderi Sahibi
Emine İnen kesinlikle🙏 İncelememde ismi geçen, içinde bulunduğum okuma kulübüne göz atmanızı öneririm. İyi günler, keyifli okumalarınız olsun🌸
O kadar uzun yorum yazdım şunu söylemeyi unutmuşum. "Hamnet'in kardeşlerinin suçu neydi?" diye sorgulamışsın. Ben o bölüme takılmadım. Tek çocuk sahibi bazı ailelerde şöyle bir yaklaşım vardır. Onların çocuğu bir tanecik olduğu için çok kıymetlidir. İki çocuğu olan ailelerde ise, çocuklar için kişi başına düşen kıymet azalmış oluyor diye düşünülür. Ben bu görüşte değilim. Bir tane de olsa çok da olsa evlat çok kıymetlidir. Birini kaybetmek, "Neyse ki geride diğerleri var" diye teselli yaratmaz hiçbir zaman. Eserle ilgili olarak bir tek bu konuda sana tam katılamadım. Öte yandan çok hassas bir konu. Allahım kimseye böyle bir acı yaşatmasın. Büyük konuşmak istemem.
Sorgulayan Okur M. Işık
Gönderi Sahibi
Hocam şöyle ki; birini sevmek için illa bir sahneyi okurun gözüne sokmaya gerek yoktur. Örneğin: Agnes, yemekte önündeki bir parça ekmeği oğluna verse ve bir anlık bakışsalar bu bir çok sahneyi sayfalarca anlatmaktan çok daha güçlüdür. Ama bu sahneleri görmeyip, üzerine bu yas durumu çok uzun olunca diğer çocuklar zaten babadan uzak bir sevgi içerisindeyken bir de annesinden sevgi görmemek... varın gerisini siz düşünün.
Bu kitabı okuduğunu biliyordum ve yorumunu nasıl yazacağını çok merak ediyordum. Sinemada izledim. Film bende zerre kadar bir hissiyat yaratmadı. Kaldı ki... Evladını kaybetmiş bir annenin dramı vardı. Ben ağlamaktan helak olurum diye düşünmüştüm. A! bende tık yok. Ay bir de Jessie Buckley bu performansı ile Oscar almış. O avaz avaz doğum sahneleri, o avazı çıktığı kadar çığlıklar atarak ağlaması falan... Çok fazla çığlık atmak, acının çok olduğunu göstermiyor. Biri bunu keşke söyleseydi. Bugün Oscar da alınca her yerde o çığlık görüntüleri. Film çok kötüydü. Kitabı nasıl acaba diye storytel'den dinleyeyim dedim. İlk başta güzel başladı. Dönem atmosferi güzel verilmiş. Edebi bir anlatım... 2020'lerde yazılmış olmasına rağmen sanki 1800'lerde yazılmış hissi veriyor. Ama sayfalar ilerlediğinde filmdeki gibi bir ajitasyon hissi oluşmaya başladı. Yani acıyı trajediyi değil de. Okuyucuyu / izleyiciyi sarsıcı bir şeyler yazma kaygısıyla yazılmış gibi. Bu hissiyatla dinlemekten sıkıldığımı düşünmeye başlamıştım ki. Kaybettiği oğlunu yıkamama ritüeline sıra gelince. "Ay Yeter Be!!!" dedim. Ne filmde ne kitapta, yaşanan trajedi okuyucuya / izleyiciye geçmiyor. Çok yetersiz. Bu kadar ses getirmesi ilginç. Ama sinemada ya da edebiyatta oluyor böyle şeyler. Aslında buraya yazdığım bu kadar yazıyla ben de Hamnet için bir inceleme yazısı yazabilirmişim. :) Ha bir de sana şu konuda kesinlikle çok katılıyorum. Willian Sheakspear'in hayatından bir kesit ve Hamlet'in yazılış öyküsü ifadesi, kitabın ve filmin pr'ı için çok yararlı olmuş. Dünyada da Türkiye'de de hem kitap hem film iyi gişe yaptı bu sayede.
Sorgulayan Okur M. Işık
Gönderi Sahibi
Aynil hocam keşke inceleme yazsaymışsınız :) Filmi izlemediğim için bir fikir yürütemeyeceğim. Sizin gibi çocuklarına bağlı duygusal bir anne için bile ajitasyon geldiyse, kendimi yer yer haklı bulabilirim. Sadece o atmosferi vermiş ama o atmosferde kalması yorucu olmuş düşüncesindeyim. Yoksa o kasvetli havanın doğuşu doğru ama kaybolmayışı... Her zaman söylediğim ve söyleyeceğim gibi PR çok ama çok önemli.
İşte günlerdir beklediğim o inceleme gelmiş...🙌🏻📚 Kaleminize fikrinize sağlık Sorgulayan Okur M. Işık bey.. Sayenizde ben de "Hamnet'in kardeşlerinin suçu neydi? " sorgulmasına yöneldim...Farklı bakış açılarını dinlemek muazzam..Her toplantımızda çok büyük renk ve katkı sağlıyorsunuz🌸 Kendi adıma teşekkürlerimi sunuyorum✨
Sorgulayan Okur M. Işık
Gönderi Sahibi
Ben teşekkür ederim, gerçekten güzel ve düşündürücü bir okuma oldu sayenizde. Efendim, birbirimize farkında olmadığımız renkleri katıp bakış açılarımızı çeşitlendirebiliyorsak, bu hepimiz için büyük bir kazançtır. Ben de düşüncelerimi sizlerle paylaşarak, gelen yorumları kendi süzgecimden geçirip değerlendiriyorum, bu karşılıklı etkileşim inanılmaz besleyici oluyor. Düşünceleriniz onore etti beni, bir katkı sağlayabiliyorsak birbirimize ne mutlu🙏🌸
Reklam
Metin becerilerinizi kulübümüzün etkinliklerinde kullanmayı tercih ettiğiniz için çok teşekkür ederiz. Toplantıdaki varlığınız bizleri mutlu etti. 🧚🏼‍♀️
Sorgulayan Okur M. Işık
Gönderi Sahibi
Rica ederim ne demek. Elimden geldiğince katkı sağlamaya çalışıyorum bu güzel oluşuma. Nice güzel sohbetlere...🌸🙏
Harika bir inceleme harika yorum 📚📚
Sorgulayan Okur M. Işık
Gönderi Sahibi
Teşekkür ederim Rabia Hanım, bir sonraki kitabımızda görüşmek dileğiyle🌸🙏