Son zamanlarda sosyal medyada ikiye ayrılmış bir kitaptı. Çok kararsız kalarak okumaya başlamıştım.
Masumiyet Müzesi ‘ni karın ağrısı çekmeden bitirenlere helal olsun gerçekten. Çok fazla betimleme vardı, çoğu konular fazla gereksiz abartılmıştı. Güzel taraflarıyok muydu ya hiç derseniz tabiki de vardı. Kimi bölümleri gerçekten heyecanla okudum ama sinir krizi geçirmemek elde değildi. Takıntı, cinsellik, bekaret ve bana göre çoğu yerler takıntı değil sapkınlıktı. Modernlik bence çok farklı bir şekilde anlatılmıştı. Anlayamadığım çok konu var aslında Kemal’in 8 yıl boyunca Füsunlara gitmesi ve baba olarak Tarık Beyin bu durumu çok kolay kabul etmesi beni çok şaşırttı. Spoiler vermemek için tamamen yazamıyorum düşüncelerimi. Ama asıl konu bu kitabın gerçekten kurgu mu yoksa gerçek olmasını mı daha çok kafamı karıştırdı.
Kitabı okudukça daha çok araştırma yaptım. Karakterler, mekanlar, sinema oyuncuları ve limon film kuruluşu doğru ve gerçek bilgilere değiniyor.
Hadi diyelim ki bu kitap kurgu neden müzesi var ve kitapta da müzedeki eşyaları açıklayarak ilerleyen sayfalar var. Peki kurgu bir kitapsa Orhan Pamuk Füsun’un o kadar eşyasını nerden topladı kafamda oturtamadığım kısmlar bunlar. Kitap hakkında çok konuşulacak konular var aslında ama be sadece düşüncelerimi paylaşma istedim. Okunması gereken bir kitap mı yoksa zaman kaybı mı derseniz eğer. Bana göre okunması gereken bir kitap çok çok favori kitabım demesem de bence şans verilmeli