“Kimi zaman hikâyenin kahramanı kimi zamansa kurbanı olduklarını düşünen insanların gösterisi hız kesmeden devam ediyor.” s.283
sözleriyle bitiyor kitap. Hayat tam da böyle değil mi? Baal hayatı orta uzunlukta bir cümleyle tasvir edecek olsaydı, tam da böyle ederdi..
Doğu Yücel ‘in okuduğum ilk kitabı. Yakın zamanda bir görsel ilişmişti gözüme: Örümcek Burgacı , Tanpınar'a Huzur Yok ve Trol yan yana idiler ve ‘üç muhteşem yazar aynı zamanda kitap çıkarırsa..’ yazıyordu. Malum menteş ve canıgüz hayranlığımız sorgulanamaz. Ama Doğu Yücel ‘i hiç duymamıştım. Hemen aldım alelacele ve okumaya başladım. Dili çok yalın ve bizden. Kurgu menteş ve canıgüzden çok farklı. Sosyal medyanın hayatımızı ne denli yönettiğini ve bu bağlamda kişinin kimlik bulma kargaşasına farklı bir perspektif sunmuş. Kitap hiçbir edebi değer taşımamasına rağmen enteresan şekilde kendini okutturuyor. Altta yatan mesajları, içerisinde geçen alıntıları, çok basit gibi gözüken, her gün maruz kaldığımız birçok olay, obje, durumun aslında ne kadar da mühim olduğunu keşfetmek adına güçlü bir metin.
Ben, Kaan Balaban ile Trol’ün hikayesini çok sevdim. Sanırım kitabın devamı da gelecek gibi. Kafanızı dağıtmak isterseniz, biraz da hem eğleneyim hem düşüneyim derseniz tam size göre bir kitap. İyi okumalar dilerim..