“Büyük Taşıt’ın alimleri evrenin özünün boşluk olduğunu gösteriyorlar. Evrenin çok minik bir parçasını oluşturan bu kitap söz konusu olduğunda bunda yerden göğe kadar haklılar. İçinde darağaçları ve korsanlar var, ismindeki alçaklık sözcüğü de afallatıyor, ama bu yaygaranın altında hiçbir şey yok. Hepsi bir görünüşten, imgelerin dış yüzeyinden başka bir şey değil; tam da bu yüzden hoşa gidebilir. Onu kaleme alan adam çok mutsuzdu, ama yazarken çok keyif aldı; umarım o keyfin bir yansıması okura da ulaşır.” (İkinci ön söz, 1954)