Etika, okumaya niyetlenen herkese peşinen şunu kabul ettirir: Bu kitap, felsefeye giriş değil; felsefenin içinden konuşan bir metindir. Baruch Spinoza’nın geometrik yöntemle kurduğu yapı, okuru adım adım ilerlemeye zorlar; kavramları atlayarak, sezgisel okuyarak ilerlemek neredeyse imkânsızdır. Biz Zoom’da birlikte okurken bir saatte iki sayfa ancak ilerleyebiliyorduk ve bu bile metnin yoğunluğunu anlatmaya yetiyor.
Ama zorluk burada bir kusur değil; aksine metnin doğasıdır. Spinoza, Tanrı, doğa, zihin ve beden ilişkisini öyle sıkı bir sistem içinde kurar ki, her cümle bir öncekine bağlıdır. Bu yüzden Etika, hızlı okunacak bir kitap değil; çözülerek okunacak bir metindir. Sabır gösterildiğinde ise ödülü büyüktür: İnsanı özgürlük, zorunluluk ve akıl üzerine alışılmışın dışında düşünmeye zorlayan, sarsıcı bir felsefi deneyim.