10/10
·207 syf.··
Beğendi
·
2026 17. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 20 Mart 2026 00:00
“Hayal kurmalı insan. Özellikle genç iken. Yaşlanınca fazla gerçekçi oluyoruz, günü kurtarmaya bakıyoruz.” Ne yazsa okurum dediğimiz bazı yazarlar vardır ya hani işte Mustafa Kutlu da benim için öyle bir yazar. Okuduğum her kitabında daha da çok seviyor, her kitabını hemen alıp okumak istiyorum. Genç bir mimar olan Nur’un iç sıkıntılarına çare bulmak ve içinde hissettiği boşluğu doldurabilmek için bir arayış içinde olduğu ve bu yolda yaşadığı olaylar, karşılaştığı insanlar anlatılmakta kitapta. Eser, buram iğde ağacının altında bir cami çıkışı başkahramanımız Nur ile onun gibi genç bir mimar olan Sinan’ın karşılaşmasıyla başlıyor. -Bu kısımları okuyunca buram buram iğde kokusunu hissettiriyor yazar.- Sonrasında Nur’un bu hakikat arayışına Sinan da katılır, ona yolculukları için fırsat verir ve birlikte bazı sorulara cevap aramaya başlarlar. Nur sayesinde bizler de öyle güzel insanlar tanırız ki; Sinan, Cemil, Çiçek, Cüneyt, İskender, Beşir Efendi ve diğerleri… Klasik bir hikâye gibi görünse de yazarın vermek istediği mesaj çok daha derin. Baştan sona bir Yeşilçam havası sezilmesinin yanında Kutlu’nun aralara Yunus Emre’nin, Akif’in beyitlerini serpiştirmesi, Tanpınar’ın Beş Şehir’ine sık sık atıf yapması anlatımı daha da kuvvetlendirmiş. Kutlu’nun eserlerinde sade anlatımını, şiirsel dilini, nahif üslubunu, en önemlisi de bizi, bizden olanı bir sohbet havasında anlatmasını çok seviyorum. Nur’u da sonu beni bir miktar üzse de çok keyif alarak okudum. Okumak isteyenlere şiddetle tavsiye ederim. Okuyun, okutun. Kitapla ve sevgiyle kalın…
Edebiyat
NurMustafa Kutlu · Dergâh Yayınları · 20144,921 okunma
·
38 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.