Uzun süredir bu eseri okuduğunu biliyorum, araya eserler aldın vs. özümsememişsin bütünleşmişsin eserle :)
Öncelikle verdiğin emek, ayırdığın zaman çok kıymetli, bunu kendinden esirgemediğin ve bizi de ortak ettiğin için teşekkürler. 🎈🎗
İrfan sahibi, hakikatin sonsuzluğu karşısında kendi yetersizliğinin farkındadır. İnsan kendinden yardım istemenin sınırına vardığında, teslimiyet dediğimiz şeyin, haddini bilmek olduğunu kavramaya başlar. Çünkü kendine yardım edebilmen de seni aşan bir karardır. Bazen kendi cümlelerimiz bizi şaşkına çevirir, kalbin sesi bilmediğimiz şeylerden bahseder.
Sanskritçe'de sevgiyi tanımlayan tam 96 kelime var, bir çiçeği sevmenin adı, sevgiliye duyulan sevgiden farklı, anne, baba, usta, kitap sevgisi her birinin ayrı adı var. Bence her sevgi her insanda ayrı bir dil buluyor kendine...
Burada Derrida'nın arrivant kavramında, öngörülemeyen öteki, sınırları tespit edilemeyen, bu belirsizlikle beklenen yabancı, bir çıkış kapısı olabilir... Bağlanma ihtiyacı, bağımsızlığın insana sunduğu özerkliği ciddi mânâda erişilmez kılar. Yâni onun kimseye ihtiyaç duymayışında, kendimize nefes alınabilen bir alan buluruz. Fikirler, eserler ve insanlar vb. için düşünürsen daha anlamlı olur.
"Bu ihtiyar yuvarlağın köşeleri yoktur.
Saklanamazsın...
Dörtte üçü sularla kaplıdır.
Çırpındıkça batarsın..."
Bu kadar... Daha seçkin bir anlatım arasan bulamazsın🎈🎗
Vaktine bereket, gönlüne sağlık🥰🌿