Kitabın kapağını kapatıp derin bir nefes aldığınızda, etrafınızdaki en ufak detaya; yere düşen bir kaleme, sokaktan geçen bir arabaya veya o an aldığınız sıradan bir karara bile "Acaba bu hangi kelebek etkisinin sonucu?" diye bakmaya başlıyorsunuz. Olasılıksız, okurun zihniyle oyun oynayan ve bittikten sonra bile günlerce etkisinden çıkılamayan o nadir kitaplardan.
Matematik ve Gerilimin Kusursuz Dansı
Normalde sayılar, olasılık hesapları veya kuantum fiziği denildiğinde insanın gözü korkabilir. Ancak yazar, tüm bu ağır kavramları nefes kesen bir aksiyonun ve zeka dolu bir kurgunun içine o kadar pürüzsüz yedirmiş ki, kendinizi bir anda ihtimallerin efendisi gibi hissetmeye başlıyorsunuz. David Caine'in o kriz anlarında saniyeler içinde zihninde dönen olasılık ağlarını okurken, adeta kendi beyninizin de sınırlarının zorlandığını fark ediyorsunuz.
Kader mi, Özgür İrade mi?
Kitap sadece sürükleyici bir macera sunmakla kalmıyor; şans, kader, determinizm ve özgür irade gibi çok temel felsefi kavramları da temelden sarsıyor. "Geleceği görmek aslında sadece yeterli veriye sahip olup tüm ihtimalleri hesaplayabilmek midir?" sorusu, okurken sayfalarca duraksayıp düşünmenize sebep oluyor.
Kalınlığına rağmen su gibi akıp giden, zihninizde biriken o karmaşık düğümleri finale doğru ustaca çözen ve o meşhur "vay canına" hissini iliklerinize kadar yaşatan tam bir zeka şöleni.