Gönderi

10/10
·152 syf.·
2018 58. kitabı
Ne zaman sessiz, kimsesiz bir yer bir dağ başı görsem hemen oracıkta küçük bir ev inşa ederim, zihnimde. Kimsenin geçmediği, geçenin de sormadığı bir yer... Şehirden, insanlardan, betondan, yıldızları göstermeyen binalardan uzak, insanın kendiyle kaldığı, gürültülü kalabalıktan sıyrıldığı bir yer... Niçin peki? Kendisini görmesi, bilmesi ve tanıması için. Doğrusunu söylemek gerekirse bunlar için çok uzaklara, kimsesiz diyarlara gitmeye gerek yokmuş, yukarıya yazdıklarım benim zihnimdekiler sadece. Kalabalık içinde de insanın içine yönelmesi pekâlâ mümkünmüş, kitap bunu çok güzel dile getirmiş. Sus ve dinle kendini. Gemin biraz da sessizliğin sularında yol alsın... Ara, bul içindeki... Bulamazsan da niyetini belli et. Düş yola... Ama dönmeyi de bil, takılıp kalma, her neye takılıp kalacaksan. Bir derdin olsun, bir meselen olsun... Bilmek için hayret gerek hayret için görmek gerek görmek için ise devr gerek, yani "mânen âlemi temaşaya çıkmak" lazım ki bunun içinde dert lazım "dertsiz/gamsız insan gaflet içinde demektir, zihnen hareketsizdir..." Umursama sayıları, sakın ola onlarda arama hakikati. Niçin? Durmadan sor bu soruyu kendine kendine. Mesela niçin inandığını bil önce. Az çok sen de öğrendin değil mi bu hayatın "her an çatırdayan incecik bir buz tabakası" olduğunu, işte bu yüzden durma, durursan hiçbir farkın kalmayacak diğerlerinden. Durma, koş... Yola çıktıysan, düşeceksin ama bak ne diyor yazar; "düşmekten korkmamalı, bilâkis öylece düşüp kalmaktan, düşüp kalkamamaktan korkmalı." Okurken "bügücük kuşu"nu çok sevdin demi. Ama üzüldün de bir hüzün çöktü içine. Sinirlendin, kızdın, meylettin yine dünyaya küsmeye, ama başaramadın. "herkes önce elindeki fidanı dikmeye bakmalı!" bunu okurken ise dünyaya küsmek değil de ne yapman gerektiğini öğrendin, ne güzel anlatmış yazan yapılması gerekeni. Bir de bir şey daha öğrendin sanırım, aradığın hakikat uzakta değildi, buralarda bir yerlerdeydi eğer gözlerini kendine çevirebilirsen bulmak için ilk adımı atmış olacaktın. O halde ne duruyorsun? Bir küçük not: "Çıktım erik dalına anda yedim üzümü!" Yunus Emre Şimdi git ve biraz da bunu düşün. Bir küçük not daha: Ben bu yazı da içimle konuştum.
Düşünce DüşlenirDücane Cündioğlu · Kapı Yayınları · 2020670 okunma
··
365 Gösterim
9 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Yolculuğa ortak olmuş gibi oldum bir çay molasında. Ki Dücane hoca komikte olsa bana hep Atina Okulu tablosundaki Michelangelo gibi bütünden kopuk ama bütünün önemli bir parçasıymış gibi gelir. İnceleme de Dücane denizinde tekne turu tadında.
esra v.
Gönderi Sahibi
Teşekkür ederim bu güzel yorum için, düşünce düşlenir kitabı benim ilk okuduğum kitaptı onun üzerine yazarın dokuz kitabını daha okudum ama en çok zihnimde kalan bu kitap oldu.
Dünyaya küsmeye değil de... ... Elinize sağlık Esra Hanım, sanırım özlemişim Cündioglu okumayı;) Bazi okur arkadaşlar kibirli olduğunu düşünseler de, gönlümün yazarlarindandir kendisi..Bence cesur, derin, bazen uçuk...
esra v.
Gönderi Sahibi
Sağolun:)) Okurken farkettim; kelimeleri didik didik eden bir yazar, sıradan bir kelimeyi bile (sürekli kullandığımız) derinlemesine incelemesi dikkatimi çekti benim de...
Dücan Cündioğlu merak ettiğim yazarlardan biri ve insanı kendi içiyle bu kadar güzel konuşturuyorsa, eminim sağlam bir yazardır kendisi. Elinize sağlık çok güzel yazmışsınız.
esra v.
Gönderi Sahibi
Benim de kendisinin ilk okuduğum kitabıydı bitirir bitirmez diğer bir kitabına başladım, ilgimi fazlasıyla çekti. Teşekkür ederim, sağolun.
Çok keyifliydi... Seviyorum 1000k'nın durmadan beni şaşkına çeviren insanlarını :)
esra v.
Gönderi Sahibi
teşekkürler:)
İçinle konuşmaya devam ederek bunu tüm kitaplarda da yapmanı dilerim.:) Gerçekten çok hoş bir incelemeydi içine sağlık:))
esra v.
Gönderi Sahibi
Beğenmenize çok sevindim, sağolun :))
Reklam
Güzel bir inceleme olmuş Esra Hanım
esra v.
Gönderi Sahibi
Teşekkür ederim