Son zamanlarda Kemalist düşünce üzerine daha derin okumalar yapmak ve özellikle Attila İlhan’ı yakından tanımak için elime aldığım bir kitaptı. Bize Attila İlhan çok yanlış anlatılıyormuş, bunu çok net anladım. Hep edebi kimliğiyle öne çıkan bir isim olarak pazarlanıyor ama o bundan çok daha fazlasıymış. Her şeyden önce gerçek bir aydın, gerçek bir omurgalı duruşa sahip solcu; sırrı abici dümeninde güdülen Emperyalist aparat solculardan değil anlayacağınız. Üstelik Mirsaid Sultan Galiyev çizgisinde anti-emperyalist bir sosyalist. Tüh! Orak ve Kızıl Hac önünde secde edenlerin gözü yaşlı. :(
Kitap özellikle tam olarak günümüzde derin bir şekilde etkisini hissettiğimiz Ulusal olmayan, emperyalizm güdümünde sömürülen, ekonomik bağımsızlıktan habersiz ılık götlü Atatürkçülüğü eleştiriyor. Atatürk’ten sonra Kemalizm’in içinin nasıl boşaltıldığı üzerinde ısrarla duruyor. Anti-emperyalist ve ekonomik bağımsızlıkçı damar törpülenirken, geriye daha yumuşatılmış, daha zararsız, sadece Laikliğin ön plana çıkarıldığı bir versiyon bırakılmış. Yani mesele tam bağımsızlık. Bu göz ardı edildiğinde ortaya Kemalizm değil, onun ehlileştirilmiş bir kopyası çıkıyor. Sarı saçlım mavi gözlümcü ılık götlü Atatürkçülere haşırt diye geçiriyor Attila İlhan. Özetle, Kemalizm’in radikal damarını hatırlatan ve bugünkü yüzeysel yorumlara ciddi bir eleştiri getiren bir deneme olmuş. Kemalizm'in radikal yönünü kabul etmeden Kemalist olamazsınız, olsa olsa Modern Tanzimatçı olursunuz. Neyse, okuyun bu kitabı efenim.
#299172293