Puan vermedi·88 syf.··Beğendi
· Çağımızın “ideal hayat” fikrini sorgulayan bir roman. Perec'in 60'lı yılların Paris'inde birlikte yaşayan yirmili yaşlarda iki genç üzerinden 'modern dünyanın şeyleri ve mutluluk' arasındakı ilişkiyi didiklediği şeyler kitabının sosyo medya katılmış yeniden yazımı..
Berlin’de yaşayan bir çiftin hayatını izliyoruz. Dışarıdan bakınca her şeyleri “mükemmel”: güzel bir ev, estetik bir yaşam, özgür ve yaratıcı bir hayat.
Ama bu kusursuzluk giderek bir boşluk, anlamsızlık ve yabancılaşmaya dönüşüyor. Biraz da sosyal medyada gördüğümüz “mükemmel hayatlar”ın arkasını kazıyor ve şu soruyu soruyor: “Gerçekten yaşıyor muyuz, yoksa sadece iyi görünen bir hayat mı kuruyoruz?”
Sürekli aynı imgelerle ilerliyor: düzenli evler, estetik nesneler, özenle seçilmiş bir hayat. Duygudan çok yüzey var. Tekrar eden bir boşluk hissi.
Bu tekrarlar bir noktadan sonra okuru da karakterlerle aynı yere getiriyor: anlamdan yoksun bir mükemmelliğin içinde sıkışma.
Bu, kitabın hem gücü hem zayıflığı. Gücü eleştirdiği şeyi çok iyi kurmasında, hatta yaşatmasında. Zayıflığı okuma keyfini törpülemesinde.
Yoruldum okurken.
#meryemmineçilingiroğlu çevirisi